Bitkisel Sağlık Ürünleri
Şifalı Dualar

Alfabetik Kategoriler

HASTALIK ÖLÜM VE ONLARLA İLGİLERİN DUALARI

 Ölümü Çook Hatırlamanın Müstehab Oluşu:
 Sahih isnadlarla Ebu Hûreyre radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Lezzetleri yutan ölümü çook hatırlayınız ." buyurdu .

 AİLESİNDEN E AKRABALARINDAN , HASTAYI SORMANIN MÜSTEHAB ÖLÜŞÜ VE ONLARIN CEVABI

 
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , "Ali ibn-i Ebi Talib , Rasülullah sallallahu aleyhi vede sellem in vefat edeceği hastalığı sırasında neşriyat dan çıktı . Halk:
- Ya Ebe l-Hasen ! Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem neşekilde sabahladı ? diye sordular . Ali:
- Allah(cc) a hamd olsun . İyi ollaraak sabahladı , dedi ."(2)
(1) Tirmizî , Nesaî . İbn-i Mace . . .
(2) Buharî .


 HASTANIN SÖYLEYECEĞİ , YANINDA SÖYLENECEKLER VE ÜZERİNE OKUNACAK ŞEYLER  Aişe radıyallahu anha dan rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , yatağa girdiği vakit ellerini bitiştirir , "İhlâs , Felâk vede Nâs" sûrelerini okuyarak onlara üfler , sonra başından , yüzünden vede ön kısmından başlayarak yapabildiği kadar bedeni nu sıvazlandı vede bunu 3 kere yapardı . Aişe dedi: "Hastalandığı vakit kendisine bunu yapmamı bana emrederdi ." 3) Ve sahih 1 rivayete göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , vefat ettiği hastalığında , İhlâs Felâk vede Nâs sârelerini okuyarak üzerine üflerdi . Aişe dedi: "Ağırlaştığı vakit onları ben okuyarak üzerine üflerdim vede bereketinden dolayı , bedeni üzerinde kendi elini gezdirirdim ." Ve 1 rivayete göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , rahatsız olduğu vakitler da İhlâs , Felâk vede Nâs sûrelerini okur vede üflerdi ." Bu hadisin ravilerinden oluşan Ez-Zührî ye:
- Neşekilde üflerdi ? diye soruldu . Kendisi:
- Ellerine üfler vede onlarla yüzünü sıvazlardı , dedi ."
Ben de derim ki , "Deli üzerine Okunacaklar Babı nda geçen -ki Fatiha vede başkaları ni okumaktı- burada da okunmalıdır .

 Bismillâhi türbetü arzına birikkati ba zına yüşfaâ bihi sekıymünâ bi izni rabbinâ .
Aişe radıyallahu anha dan rivayetimize göre , "Birisi , 1 tarafından şikâyet ettiği yada bedeni nda 1 yara bere olduğu vakit Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle söyler vede parmağı ile şöyle yapardı . Ravi Süfyân İbn-i Uyeyne (açıklamak için) şehadet parmağını yere bıraktı , sonar kaldırdı vede şunu söyledi:
( Allah(cc) ın ismiyle . Birimizin tükrüğü ile karışmış yerimizin toprağı , Rabbımızın izniyle hastalığımıza şifa olur .]
Aişe radıyallahu anha dan rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , 1 hanımına ta viz yaparak onu sağ eliyle sıvazlar vede şöyle derdi:

  Allah(cc) ümme rabben nâsi ezhibil be se eşâfi enteş-şafi lâ şifâe illa şifaüke şifâen , lâ yüğâdiru sekamen .
[ Allah(cc) ım ! Ey insanların Rabbı ! Hastalığı gider vede onu bırakmayan 1 şifâ ver . Şifâ veren sensin . Senin şifândan farkli şifâ yoktur] 5)
Enes radıyallahu anh den rivayetimize göre , kendisi Sabit rahıme-hullah a:
- Sana Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in rukye sini yapayım
mı ? dedi . O:
- Evet , dedi . Enes şöyle söyledi:
Allah(cc) ümme rabbennâsi müzhibel be si eşfi enteş-şâfi la şâfiye il-lâente şifâen lâ yüğâdiru sekamen .
[ Allah(cc) ım ! İnsanların Rabbı ! Hastalığı def edici ! Rahatsızlık bırakmayan 1 şifa ver . Şifâ veren sensin vede senden farkli şifâ veren yoktur) 6)
Osman ibn-i Asi radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Kendisi bedeni nda duyduğu 1 acıyı Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e şikâyet etti . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem ona:

 - Elini ağrıyan yere koy , 3 defa: "Bismillah" vede 7 defa:

 Eûzü bi ızzetillâhi vede kudretihi min şerri mâ ecidü vede ühaazirü .
[Duyduğum vede korktuğum acının şerrinden Allah(cc) ın izzet vede kudretine sığınırım] de buyurdu ."*7)
Sa d İbn-i Ebi Vakkâs radıyallahu anh den , şöyle dediğin irivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , beni ziyaret etti ve:

  Allah(cc) ümmeşfi Sa den , Allah(cc) ümmeşfi Sa den , Allah(cc) ümmeşfi sa den . " Allah(cc) ım ! Sa d a şifâ ver . Allah(cc) ım ! Sa d a şifâ ver . Allah(cc) ım ! Sa d- a şifa ver ." diye dua etti ."(8)
Sahih 1 isnad ile İbn-i Abbas radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Kim , eceli gelmemiş 1 rahatsızkişiyi ziyaret eder vede 7 defa:

 Es elüllahel azıyme rabbel arşil azıymi en yeşfiyek .
[Büyük Arş ın Rabbı yüce Allah(cc) dan sana şifa vermesini dilerim] derse Allah(cc) Teâlâ , muhakkak ona afiyet verir ."(9)
Abdullah ibn-i Amr ibn-i As radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Bir adam 1 rahatsızkişiyi ziyaret ettiği zaman:

  Allah(cc) ümmeşfi abdeke yenke leke adüvven ev yemşî leke ilâ salâ-tin .
[ Allah(cc) ım ! Kuluna şifâ ver . Senin 1 hasım ına acı verecek yada senin icin 1 namaza yürüyecektir ." desin .]0°)
Ali radıyallahu anh den şöyle dediğini rivayet ettik: "Hastaydım ve: " Allah(cc) ım ! Ecelim gelmişse beni bu acıdan rahat ettir; gelmemiş ise bana şifâ ver , bu 1 imtihan ise bana sabır ver , dediğim sıra da Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem yanımdan geçti ve:
- Ne söyledin ? diyerek tekrar etmemi istedi . Ali , dediğini , ona tekrar etti . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , onu ayağıyla dürttü vede " Allah(cc) ım ! Ona şifa ver" dedi . Ali: "Ondan sonra hastalığımdan şikâyet etmedim" dedi ."
Ebu Said El-Hudrî vede Ebu Hüreyre radıyallahu anhüma dan riva-yetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu:
"Kim: Lâ ilahe iliallahu vallahu ekber . [ Allah(cc) dan farkli ilâh yoktur vede Allah(cc) her şeyden büyüktür] derse , Rabbı onu tasdik eder ve: Lâ ilahe illâ ene vede ene ekber [Benden farkli ilâh yoktur vede ben her şeyden büyüğüm] der vede o:
"Lâ ilahe iliallahu vahdehu lâ şerike
leh ." [ Allah(cc) tan farkli ilâh yoktur . O birdir vede ortağı yoktur .) dediği
zaman Rabbı: La ilahe illa ene vahdi
la şerike liy . [Benden farkli ilah yoktur . Ben birim vede ortağım yoktur]
der vede o: Lâ ilahe iliallahu lehül
mülkü velehül hamd . [ Allah(cc) dan farkli ilâh yoktur , mülk O nundur ve
hamd O nadır] dediği vakit Rabbı: Lâilahe illâ ene liyel mülkü veliye] hamd . [Benden farkli ilâh yoktur . Mülk benimdir vede hamd banadır] der . O:
Lâ ilahe iliallahu velâ havle
velâ kuvvete illâ billâh . [ Allah(cc) dan farkli ilâh yoktur . Güç vede kudret fakat Allah(cc) dandır .] dediği vakit Rabbı:

 
 Lâ ilahe illâ ene velâ havle velâ kuvvete illâ biy . [Benden farkli ilah yoktur . Güç vede kudret fakat bendendir] der . Ve kim , hastalığında bunları söyler , sonra ölürse alev onu ye-mez ."( 2)
Ebu Said El-Hudrî radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Resu-lüllah sallallahu aleyhi vede sellem e , Cebrail geldi ve:
- Ya Muhammedi Rahatsızkişi mısın ? dedi .
- Evet , dedi . Cebrail:

 Bismillahi erkıyke min külli şiy in yü zike min şerri külli nefsin ev aynin haasidin , Allah(cc) u yeşfike , bismillâhi erkıyke .
[Sana eziyet veren her şeyden , her kıskanç nefisten (veya) gözden Allah(cc) ın ismiyle sana afiyet dilerim . Allah(cc) sana şifâ versin . Allah(cc) ın ismiyle sana afiyet dilerim" dedi .](13>
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , "Rasulül-lah sallallahu aleyhi vede sellem , 1 A rabi yi ziyaret etti . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , 1 rahatsızkişiyi ziyaret ettiği vakit da "Zarar yok , inşâallah temizleyicidir" derdi ."04)
Enes radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , hummalı 1 bedevi yi ziyaret etti vede "Keffaret vede temizleyicidir ." dedi ."( 5)


 Ebu Ümame radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Hastayı ziyaretin tamamı (kemâli) sizden birinizin , elini onun alnı yada eli üzerine koyarak na-sıl olduğunu sormasıdır ."< 6) İbn-i Sünnî nin rivayeti şöyledir: "Elini rahatsızkişinin üzerine koyup neşekilde sabahladığını yada akşamladığını sor-mak yapacağın Rahatsızkişi ziyaretini tamamlamaktır ."
Selmân radıyallahu anh den , şöyle dediğini rivayet ettik: " Rahatsızkişi iken , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem beni ziyaret etti ve:



 Yâ Selmânü , şefallahu sekameke vede ğafera zenbeke vede âfâke fîdinike vede cismike ilâ müddeti ecelike .
[Ya Selmân ! Allah(cc) , hastalığına şifâ versin . Günahını affetsin . Dinsel nde vede bedeni nda ecelinin zamanına kadar sana afiyet versin] de-di ."(")
Osman ibn-i Affan radıyallahu anh den şöyle dediğini rivayet ettik: "Hastalandım . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem bana rukye yapardı . Ve 1 kez rukye yaparken şöyle dedi:


 Bismillahirrahmanirrahıym , Uızyzüke billâhil ehadis Samedille-zîlem yelid velem yûled velem yekûn lehü küfüven ehadün min şerri mâ tecidü .
[Rahman vede Rahim(uterus) oluşan Allah(cc) ın acıyla . Duyduğunun şerrinden 1 vede ihtiyaçsız olan , Doğu(şark) (garp) rmayan , doğmayan vede hiiç 1 dengi bulun-mayan Allah(cc) ın seni korumasını dilerim .] Ve gitmek üzere ayağa kalktığı zaman:
- Ya Osman bu sözcük lerle Allah(cc) a sığın . Sığınmak icin bunun 1 benzerini bulamazsınız , dedi ."( 6)
(17) İbn-i Sünnî .
(18) İbn-i Sünnî .


 HASTANIN , EV HALKINA VE KENDİSİNE HİZMET EDENLERE , İYİ DAVRANMALARINI , KATLANMALARINI VE GÜÇ HALLERİNE SABRETMELERİNİ TAVSİYE ETMESİNİN MÜSTEHAB ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

 
Bunun gibi; Hadd , Kısas vede benzeri sebeplerle Ölümü Yaklaşan Kimse Hakkında da bu Tavsiyeleri Yapmak:
İmran İbn-i Husayn radıyallahu anh den rivayetimize göre "Zinadan gebe kalan Cüheyneli 1 kadın , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e geldi ve:
- Ya Rasulallah ! Hadd gerektiren 1 suç işledim . Cezayı icra et , dedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem onun velisini çağırdı vede kendisine:
- Buna iyilikle muamele et vede hamlini (karnındaki çocuğunu) bıraktıktan sonra onu getir , dedi . Adam öyle yaptı vede onu getirince Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in emri ile elbisesi iyice üzerine bağlandı vede recmedildi . Sonra Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , onun namazını kıldı ."(19)


 KENDİSİNDE BAŞ AĞRISI , HUMMA VE BENZERİ ACILAR OLANIN OKUYACAĞI DÜA

 
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , bütün acılara vede hummaya karşı onlara şöyle demeyi öğretirdi:
Bismillâhil kebiri , neûzü billâhil azıymi min şerri ırkin na aarin ve-min şerri hârrin nâri .
(Büyük Allah(cc) ın ismiyle . Kan fışkıran damarın şerrinden vede alev aşırıısı inin şerrinden büyük Allah(cc) a sığınırız .]<2°) Bununla beraber ; kendi üzerine Fatiha , İhlâs , Felâk vede Nâs sûrelerini okumak vede geçti-ği üzere ellerine üflemek vede daha evvel zikrettiğimiz keder duası ile dua etmek de uygun olur .


 KIZGINLIK VE SABIRSIZLIK GÖSTERMEK ŞEKLİNDE OLMADIKÇA HASTANIN , "AĞRIM ŞİDDETLİDİR -FENA HALDE HUMMALIYIM- KENDİMDE FENALIK HİSSEDİYORUM" GİBİ SÖZLER SÖYLEMESİNİN CAİZ ÖLÜŞÜ VE MEKRUH OLMAYIŞI HAKKINDA

 
Abdullah ibn-i Mes ud radıyallahu anh den şöyle dediğini rivayet ettik . "Humma içinde olduğu 1 sırada Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in ziyaretine gittim . Elimle ona dokundum ve:
- Şiddetli 1 humma içindesin , dedim .
- Evet , dedi . Sizden 2 kişinin duyacağı humma elemi duyuyo-rum ."^ !)
Sa d ibn-i Ebi Vakkâs radıyallahu anh den şöyle dediğini rivayet ettik: "Bendeki şiddetli Rahatsızlık tan dolayı Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem ziyaretime geldi . Kendisine:
- Hastalığım , gördüğün gibi şiddetlendi . Ben mal sahibi biriyim vede kızımdan farkli varisim yoktur . . . dedim ."<22> Kaasım ibn-i Muhammed den rivayetimize göre: "Aişe radıyallahu anha:
- Vay başım ! dedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem:
- Hayır . Benim vay başım ! dedi ."t23)


 İNSANIN , BAŞINA GELEN BİR BELÂDAN DOLAYI ÖLÜMÜ TEMENNİ ETMESİNİN MEKRUH ÖLÜŞÜ FAKAT YAŞAMASI HALİNDE , DİNİNE BİR ZARAR GELECEĞİNDEN KORKUSU YÜZÜNDEN OLURSA BÜNÜN CAİZ ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

 
Enes radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz , kendisine isabet eden 1 kötülükten dolayı ölümü temenni etmesin . İlle de bunu yapmak isterse şöyle desin:


Allah(cc) ümme ahyinî mâ kânetil hayâtü hayran lî . Ve teveffenî izâ kânetil vefâtü hayran fî .
[ Allah(cc) ım ! Benim icin yaşamak hayırlı olduğu zaman ce beni yaşat vede bana ölüm hayırlı olduğu vakit beni vefat ettir .)(24)
Arkadaşlarımız vede başka alimler şöyle dediler: "Bu , maddî 1 zarar vede benzerinden dolayı ölüm istemenin hükmüdür . Fakat , zamanın bozulmasından vede benzeri sebeplerden dinsel icin korkar vede bu yüzden ölüm isterse mekruh değildir ."


 ÖLÜMÜN MUKADDES BİR BELDEDE OLMASI İÇİN DUA ETMENİN MÜSTEHAB ÖLDÜĞÜ HAKKİNDA

 Müminlerin annesi Hafsa binti Ömer radıyallahu anhüma dan , şöyle dediğini rivayet ettik: "Ömer radıyallahu anh: " Allah(cc) ım ! Bana , yolunda şehid olmayı nasib et vede ölümümü Rasulünün şehrinde eyle"
dedi . Ben:
- Bu ne vakit olacak ? dedim . Kendisi:
- Allah(cc) istediği vakit bunu yapar , dedi ."(25>


 HASTANIN GÖNLÜNÜ HOŞ ETMENİN MÜSTEHAB ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

 
Zaif 1 isnad ile Ebu Said el-Hudrî radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Bir rahatsızkişiyi ziyaret ettiğiniz vakit ona ümid vererek daha çook yaşayacağını söyleyiniz . Bu , kaderi değiştirmez; fakat , rahatsızkişiyi sevindirir ." 26)
"Hastaya Söylenecekler Babı"nda geçen İbn-i Abbas ın "Zarar yok , inşaallah temizleyicidir" hadisi bunun icin kafidir .


 HASTADA KORKU GÖRENİN , BUNUN GİTMESİ VE ALLAH HAKKINDA ZANNININ İYİLEŞMESİ İÇİN ONÜ , İYİ AMELLERİ VE BUNA BENZER HALLERİYLE MEDHETMESİ HAKKINDA

 
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma dan rivayetimize göre , "Ömer ibn-i Hattab radıyallahu anh ın hançerlendiği vakit korku vede telaş göstermesi üzerine İbn-i Abbas ona:
- Ya Emiral Mü minin ! Bu kadar da değil . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e arkadaşlık ettin vede bunu iyi yaptın vede o farklı ldığı vakit senden razıydı . Sonra Ebu Bekir e arkadaşlık ettin vede bunu iyi yaptın vede farklı ldığı vakit o senden razıydı . Sonra mü minlere arka-daşlık ettin vede bunu iyi yaptın . Onlardan farklı lacağın vakit onlar da senden memnundurlar , dedi . . . Ömer radıyallahu anh:
- Bu Allah(cc) Teâlâ nın 1 ihsanıdır , dedi ."(27)
İbn-i Şemmâse den şöyle dediğini rivayet ettik: "Amr ibn-i As ra-dıyallahu anh i ölüm hastalığında ziyaret ettik . Yüzünü duvara çevirmiş uzun uzun ağlıyordu . Oğlu durmadan:
- Babacığım ! Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem sana bunu müjdelemedi mi , sana şunu müjdelemedi mi ? diyordu . Amr , sonra yüzünü doğrulttu ve:
- Söyleyip saydıklarınızın en faziletlisi , Allah(cc) dan farkli ilah bulunmadığına vede Muhammed in O nun elçisi olduğuna şehadet etmektir , dedi ."(28)
Kaasım ibn-i Muhammed ibn-i Ebi Bekir radıyallahu anhüm den rivayetimize göre , "Aişe radıyallahu anha hastalandı . İbn-i Abbas ra-dıyallahu anhüma onu ziyaret etti ve:
- Ey Mü minlerin Annesi ! Doğru öncülere , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem vede Ebu Bekir radıyallahu anh a ulaşacaksın , de-di ." 29)
Buharı , İbn-i Ebi Melike den de şöyle rivayet etti: "Vefatından önce hastalığa yenildiği 1 sırada İbn-i Abbas , Aişe nin ziyaretine gelerek izin istedi . Aişe:
- Beni öveceğinden korkuyorum , dedi . Kendisine:
- O , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in amcasının oğlu vede müslümanların gözdelerindendir , denildi . Bunun üzerine:
- Girmesine izin verin , dedi . İbn-i Abbas ona:
- Kendini neşekilde buluyorsun ?diye sordu . Aişe:
- Takva ile yaşayabilmişsem iyi , dedi . İbn-i Abbas:
- İyisin inşaallah . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in zevcesi-sin . Senden farkli bakire ile evlenmedi vede sana yöneltilen yalansözün tekzibi semadan indi , dedi ."

 HASTAYI İŞTİHALANDIRMAK HAKKINDA

 Zaif 1 isnad ile Enes radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Ra-sulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , 1 rahatsızkişiyi ziyaret etti ve:
- Canın 1 şey ister mi , peksimete iştihan mevcut mı ? diye sordu: Hasta:
- Evet , dedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , onun icin peksimet istedi ."
ükbe ibn-i Amir radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Hastalarınızı yemeğe zor-lamayınız . Çünki Allah(cc) onları , yedirir vede içirir ."*31)


 ZİYARETÇİLERİN HASTADAN DUA İSTEMELERİ HAKKINDA

 
Meymun ibn-i Mihran yoluyla Ömer İbn-i Hattab radıyallahu anhü-ma dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Bir rahatsızkişiyi ziyaret ettiğin vakit dua etmesi icin ona rica et . Çünki onun duası meleklerin duası gibidir ."»32)


 HASTAYA , ŞİFA BULDUKTAN SONRA VA Z ETMEK , TEVBE VE BAŞKA HUSUSLARDA ALLAH TEÂLÂ YA VERDİĞİ SOZCİ YERİNE GETİRMESİNİ KENDİSİNE HATIRLATMA HAKKINDA

 
Allah(cc) Teâlâ: "Ve ahdi yerine getirin . Şüphesiz ki ahidde yetkili -luk mevuttur ." vede " . . . Ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler . . ." buyuruyor . Bu manadaki ayetler çook malumdur .
Havvât ibn-i Cübeyr radıyallahu anh den şöyle dediğini rivayet ettik: "Hastalandığım vakit Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem beni ziyaret etmişti . Ve (sonra):
(32) Tirmizî vede İbn-i Mace .
(33) İbn-i Sünnî .

- Cismin sıhhat buldu , Ya Havvât ! dedi .
- Senin cismin de , (sıhhat bulsun) Ya Rasulallah ! dedim . Bana şöyle dedi:
- Allah(cc) a va dettiğini yerine getir .
- Allah(cc) a 1 şey va detmedim , dedim .
- Hayır , dedi , 1 kul hastalandığı vakit Allah(cc) Teâlâ onda hayırlı tasavvurlar yaratır . Onun icin Allah(cc) a va dettiğini yerine getir ."»33)


 HAYATTAN ÜMİDİNİ KESENİN OKUYACAĞI DUALAR Aişe radıyallahu anha dan , şöyle dediğini rivayet ettik: "Vefat ede-ceği vakit Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem i gördüm . Yanında su dolu 1 kadeh vardı . Elini içine Doğu(şark) rıyor , onunla yüzünü ıslatıyor ve:
Allah(cc) ümme eınnî alâ ğamerâtil mevti vede sekerâtil mevt . [ Allah(cc) ım ! Ölüm sıkıntıları vede ölüm sekeratı içinde bana yardım et] diyordu ."<34>
Aişe radıyallahu anha dan , şöyle dediğini rivayet ettik: "Resulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , bana dayanmıştı ve:

Allah(cc) ummağfirFî verhamnî vede elhıkni birrefîgıl a lâ . [ Allah(cc) ım ! Beni affet . Bana yardım et vede beni yüksek dostlara ulaştır .] diyordu ."»35)
Bu halde oluşan 1 kimse için , çook Kur ân okumak vede çook zik-retmek müstehabdır . Sabırsızlık , üzücü huyluluk , sövmek , kavga et-mek vede dinî işler dışında çekişmek de onun icin mekruhtur . Yine müstehab olan , kalb vede dili ile Allah(cc) a şükretmesi vede bulunduğu vak-tin , dünyadaki ömrünün sonu olduğunu zihninde canlandırarak onu hayır ile netice landırmaya çalışması , haklan sahihlerine ödemiş olmak icin zulüm ile aldığı şeylerdi , emanetleri vede ariyeleri geri ver-mekte vede zevcesi , anne-babası , çocukları , hizmetçileri ollaraak aile halkının vede komşularının dostlarının , aralarında 1 muamele , ticaret vede herhangi 1 münasebet geçen kimselerin helalliğini istemekte ivedi etmesidir . Ayrıca bakımlarına yarayacak 1 dedeleri olmadığı takdirde çocuklarının bakım vede yönetim işlerini vede bazı borçların ödenmesi gibi o anda gerçekleştiremediği şeyleri vasıyyet etmesi , kendisine acıma edeceğine ait Allah(cc) hakkında iyi düşünmesi vede Allah(cc) ın mahlukları arasında kendisinin hakirliğini , onu azab etmeye vede onun taatine Allah(cc) ın ihtiyacı olmadığına , Allah(cc) ın kulu olduğunu , ondan alelade 1 kişiden affet mak , ihsan , iyi muamele vede minnet istemediğini zihninde canlandırması da lâzımdır . Kendisinin dokunaklı 1 sesle okuyacağı yada başkasına okutup dinleyeceği Kur an-ı Aziz den ümid hakkındaki ayetlerle maneviyatını kuvvetlendirmesi vede müstehabdır . Bunun gibi , ümide ait hadislerin , salihlerin hikâyelerinin vede ölüm sırasındaki hallerinin kendisine okunup anlatılmasını istemeli , farklı ca hayrını arttırmalı , namazları korumalı , necasetlerden sakınmalı vede başka dinî vazifeleri yapmalı vede bunların güçlüklerine katlanıp sabretmelidir . Bunlarda gevşeklik yapmaktan sakınsın . Zira; ahiretin , ekim yeri oluşan dünyadaki son vaziyetinin , vacib yada sünnet oluşan işlerde kusur vede gözardı olması , kötülerin en kötüsüdür . Bu söylediğimiz tarzda hareket etmekten kendisini alakoymak isteyenin sözünü dinlememesi gereklidir . Şüphesiz ki onu , din vede ibadet işlerinden , çeşitli bahanelerle vazgeçirmek isteyen kimseler bulunacaktır . Böylesi , cahil dost vede gizli hasım dır . Bunun için , onun bu alıkoyma çabasına kulak asmamalı vede ömrünü en iyi biçim de bitirmeye çalışmalıdır . Yine müstehab olan , aile halkına vede arkadaşlarına hastalığında kendisine katlanmalarını , kendisinden zuhur edecek üzücü hallere tahammül etmelerini vede onun vasıtasıyla uğradıkları musibete sabretmelerini tavsiye etmesi , üzerinde ağlamamalarını ısrarla vasıyyet edip onlara şöyle demesidir . Sahih hadisde Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sel-lem , "Üzerinde ehlinin ağlaması yüzünden ölü azablandırıhr" buyurmuştur . Onun icin sevgililerim ! Bana azab sebeblerini amade lamaktan sakınınız ." Geride bıraktığı çocukları , köle vede cariyeleri vede benzerleri hakkındaki yumuşaklık , şefkat vede dostlarına iyi muamele gösterilmesini tavsiye etmelidir . Sahih hadiste Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in: "Kişinin , babasının sevdikleriyle iyi münasebetleri Daimi ettirmesi , ona itaatin vede sevabın büyüklerindendir ." buyurduğunu vede Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in: "Hadice radıyallahu an-ha nm vefatından sonra onun kadın arkadaşlarına ikram ettiğini" onlara anlatmalıdır . Cenaze merasimlerinde âdet üzere işlenen bid atlar-dan sakınmalarını vasiyyet etmesi vede bu hususta onlardan söz alması te kidli 1 biçim de müstehabdır . Dua ile kendisini gözetmelerini vede zamanın ilerlemesiyle onu unutmamalarını tavsiye etmesi vede onlara: "Bir şeyde kusur vede ihmalkârlığımı gördüğünüz zaman , yumuşaklıkla bana hatırlatın vede bana öğüt edin . Çünki ben , unutkanlık , tembellik vede ihmale maruzum . Gevşeklik yaptığım vakit bana azim aşılayın vede bu uzun yolculuğun amade lığını yapmakta bana yardım edin ." diyerek bunun müstehab oludğunu hatırlatmalıdır .
Bu söylediklerimin delilleri ma lum vede meşhurdur . Kısaltmak maksadı ile onları çıkarttım . Çünki bunları zikretmek hayli yer tutar . Ruhun alınması vakti yaklaştığında , son sözü olması için: "Lâ ilahe illa -lah" zikrini çook yapsın . Çünki meşhur hadiste Muaz ibn-i Cebel radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Kimin son sözü Lâ ilahe illallah olursa cennete girer ." buyurmuştur^36)
Ebu Said el-Hudrî radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Ölülerinize (ölmekte oluşan hastalara) Lâ ilahe illallah (kelimesini) telkin ediniz ." buyurmuştur .<37> Özdeş hadisi Müslim in Sahihinde Ebu Hüreyre radıyallahu anh yoluyla da Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem den rivayet ettik .
(36) Ebu Davud . . .
(37) Ebu Davud , Tirmizî , Nesaî ve . .
Alimler şöyle dediler: "Hastanın kendisi "Lâ ilahe illallah" demezse neşriyat daki ona bunu telkin etmeli , sıkılıp reddetmemesi icin de bunu yumuşaklıkla yapmalıdır . Rahatsızkişi 1 kez "Lâ ilahe illallah" söyledikten sonra farkli 1 şey konuşmadıkça bu ona tekrar telkin edilmez ." Ashabımız: "Ölünün , kendisini itham ederek reddetmek suretiyle günaha girmemesi icin telkin edenin , itham olunmayan (dindar) birisi olması müstehabdır ." dediler .

Bil ki , ashabımızdan 1 cemaat , "Telkin ederiz vede "Lâilâhe illallah Muhammedün Rasulüllah" deriz ." dediler . Çoğunluk ise "Lâilâhe illallah" ile yetindiler . Bu bahsi , delilleri vede söz sahibleri ile 1 arada "Şer-hu l-Mühezzeb" in cenazeler bölümünde açıkladım .


 ÖLÜNÜN GÖZLERİNİ KAPATTIKTAN SONRA OKUNACAK DUALAR

 
Ümmü Seleme -adı Hind dir- radıyallahu anha dan şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , Ebu Seleme nin üzerine vardı . Ölünün gözleri dik açılmıştı , onları kapattı , sonra: "Ruh alınıp götürüldüğü vakit gözler ona bakıp kalır" buyurdu . Aile halkından sabredemeyerek bazıları ağlayıp feryad etmeye başladılar . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Kendinize fakat hayır ile dua ediniz . Çünki , melekler söylediklerinize âmin derler" buyurdu , sonra şöyle dua etti:


  Allah(cc) ümmağfir liebî selemete verfa derecetehu fil medhiyyine , vahlüfhîl fi âkıbihil ğabirîne vağfir lenâ velehu ya rabbel âlemine vef-sah lehli fî kabrihî vede nevvir Iehü fîhi .

  Allah(cc) ım ! Ebu Seleme yi affet . Hidayet edilenler arasında derecesini yükselt vede geride kalanlarına sen vekil ol . Bize vede ona mağfiret et ey âlemlerin Rabbı .
Sahih 1 isnadla değerli tabii Bekr ibn-i Abdillah dan şöyle dediği-ni rivayet ettik: "Ölünün gözlerini bağladığın zaman:

 Bismillâhi vede alâ milleti rasûlillahi sallallahu aleyhi vede sellem .
[ Allah(cc) ın ismiyle vede Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in dinsel üzerine]de vede onu taşıdığın vakit da: ^ f—< Bismillah de vede onu taşımakta Daimi ettikçe de teşbih et ."(39)


 ÖLÜNÜN YANINDA OKUNACAK DUALAR

 Ümmü Seleme radıyallahu anha dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: " Rahatsızkişi vede ölünün neşriyat da hayır söyleyin . Çünki melekler söylediklerinize "Âmin" derler ." Üm-mü Seleme şöyle dedi: "Ebu Seleme vefat ettiği vakit Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e geldim ve:
- Ya Rasulallah ! Ebu Seleme vefat etti , dedim . Bana:


  Allah(cc) ümmağfirlî vede Iehü vede a kıbnî minhü ukba haseneten .
[ Allah(cc) ım ! Beni vede onu affet vede onun yerine bana daha iyisini ver .] diye du aet dedi . Böyle söyledim vede Allah(cc) Teâlâ , onunyerine bana daha iyisini , Muhammed sallallahu aleyhi vede sellem i verdi ."<4°)
Sahabi Ma kıl ibn-i Yesâr radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Ölüleriniz üzerine Yâ-sin okuyunuz ." buyurduk41) Ben derim ki , bu hadisin isnadı zaifdir . Çünki ravileri içinde 2 bilinmiyen mevuttur . Fakat Ebu Davud bu hadisi zaif saymadı . Ve İbn-i Ebi Davud un Mücâlid den , onun da Şa bî den rivayetlerine göre: "Ensâr , ölüleri üzerinde Bakara sûresini okurlardı ." Mücâlid zaif 1 ravidir .



 BİR YAKINI ÖLENİN OKUYACAĞI DUALAR

ümmü Seleme radıyallahu anha dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Her hangi 1 kul , 1 musibete uğradığı zaman:


İnnâ lillâhi vede innâ ileyhi râciûn , Allah(cc) ümme ecirnî fî musîbeyti vede ahlif lî hayran minhâ .
[Biz (dünyada) Allah(cc) ın (teslim olmuş kulları) yız vede biz (ahirette de) fakat O na dönücüleriz . Allah(cc) ım ! Musibetimden bana ecir ver vede zayii mı daha iyisi ile telâfi et] derse Allah(cc) Teâlâ musibetine zıtlık ona ecir verir vede yerine daha iyisini getirir ." ümmü Seleme dedi ki , "Ebu Seleme vefat ettiği vakit Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sel-lem in bana emrettiği gibi söyledim vede Allah(cc) Teâlâ onun yerine ondan daha iyi oluşan Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem i verdi ."*4*)
Ûmmü Seleme radıyallahu anha dan rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Birinize 1 musibet isabet ettiği zaman:

 
 İnnâ lillâhi vede innâ ileyhi râciûn , Allah(cc) ümme ındeke ahtesibü mu-sıybetî fe cürni fîhâ vede ebdilnî bihâ hayran minhâ .
[Biz (dünyada) Allah(cc) ın (teslim olmuş kullan)yız vede biz (ahirette de) fakat ona dönücüleriz . Allah(cc) ım ! Musibetimin senin neşriyat da sevaba vesile olmasını umarım . Ondan bana ecir vede ve onu daha iyisi ile tebdil et) desin ."*4*)
Ebu Musa el-Eş arî radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Bir kulun çocuğu öldüğü vakit Allah(cc) Teâlâ meleklerine:
- Kulumun çocuğunu aldınız mı ? diye sorar . Onlar:
- Evet , derler .
- Kalbinin meyvesini aldınız ?
- Evet .
- Kulum ne söyledi ?
- Sana hamd etti vede istirca etti "İnnâ lillâhi vede innâ ileyhi râciûn" dedi .
- Kulum icin cennette 1 bina enşa ediniz vede ismini "Hamd evi" koyunuz ."*44)
Ebu Hüreyre radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöylededi: " Allah(cc) Teâlâ diyor ki: Sevdiğini aldığım vakit sabreden vede onun sevabını benden uman mü min kulumun , yanımdaki mükâfatı cennetten alelade birisi değildir ."*45)


 ARKADAŞININ ÖLÜMÜNÜ HABER ALANIN OKUYACAĞI DUA

 
İbn-i Abbas radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Ölüm , ani 1 korkudur . Biriniz , (din) kardeşinin ölümünü haber aldığı zaman ,

İnnâ liliâhi vede innâ ileyhi râciûn , vede innâ ila rabbinâ lemunkalibûn , Allah(cc) ümmektübhü ındeke fil muhsinin , vec al kitabehü fi ıllıyyin , vahlüfhü fi ehlihî fil ğâbirîn , velâ tahrimnâ ecrahu velâ teftinnâ ba dehu .
[Biz (dünyada) Allah(cc) ın (teslim olmuş kulları) yız vede biz (ahirette de) fakat O na dönücü vede fakat O na varıcılarız . Allah(cc) ım ! Onu neşriyat da muhsin (iyi) 1er içinde yaz . Kitabını (amel defterini) illiyyun (yüksekte olanlar) içinde eyle vede geride kalan aile halkına sen vekil ol . Bu musibetin ecrinden bizi mahrum etme vede ondan sonra bizi fitnelere bırakma !] desin ."<46


 BİR İSLÂM DÜŞMANININ ÖLÜMÜNÜ HABER ALANIN OKUYACAĞI DUA
İbn-i Mes ud radıyalluha anh den , şöyle dediğini rivayet ettik: "Ra-sulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e gelerek:
- Ya Rasulallah ! Allah(cc) Teâlâ Ebu Cehl i öldürdü , dedim . O da:
Elhamdülillahillezî nasara abdehu vede eazze dinehu . [Kuluna yar-dım eden vede dinsel ni güçlendiren Allah(cc) a hamd olsun) dedi .


 ÖLÜ ÜZERİNDE FERYAD ETMENİN VE CAHİLİYYET ÜSÜLÜ İLE BAĞIRIP ÇAĞIRMANIN HARAM ÖLDÜĞÜ HAKKINDA

 
Musibet sırasında feryadın , cahiliyyet usulü ile bağırıp çağırmanın , kendine helak vede felâketle ah amil in haram olduğu hususunda ümmet icma etmiştir .
(46) İbn-i Sünnî .
Abdullah ibn-i Mes ud radıyallahı anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Yanaklarını tokatlayan , elbisesinin yarık yerlerini yırtan vede cahiliyyet usulü ile bağırıp çağıran bizden değildir ."(47)
Ebu Musa el-Eş arî radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasu-lüllah sallallahu aleyhi vede sellem , feryad ederek sesini yükselten , musibet sırasında saçlarını yolan vede elbisesini yırtan kadınlardan tebric
etti . »(48) (49)
Alimlerin ittifakı ile bütün bu hareketler haramdır . Bunun gibi , saçını dağıtmak , yanaklarını tokatlamak , yüzünü tırmalamak vede felâket istemek de haramdır .
Ümmü Atıyye radıyallahu anha dan şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , bizimle biat yaparken felâket vede musibet vakitler ında bağırmamamızı Koşul koştu ."(5°)
Ebu Hüreyre radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "İnsanlar içinde 2 şey mevcut ki , onlar in-sanlara küfretmek demektir . (Birisi) nesebe dil uzatmak , (diğeri) ölü üzerinde bağırarak ağlamak" buyurdu .
Ebu Said El-Hudrî radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasu-lüllah sallallahu aleyhi vede sellem , ölü üzerinde bağırıp çağırarak , ağ-layan vede onu dinleyen kadınlara la net etti ."<51)
Bil ki , buradaki bağırıp çağırmak (nihayat) ten maksad , ölünün meziyetlerini sayarak sesini yükseltmektir . Bazı alimler ise , "Haramı oluşan niyahat , ölünün özellikleri nı söylemekle 1 arada ağlamaktır ." dedi-ler . Ölü üzerinde , sesini yükseltmeden vede onun meziyetlerini bağırıp söylemeden ağlamak haram değildir .
İbn-i Ömer radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , beraber sinde , Abdurrahman ibn-i Avf , Sa d ibn-i Ebi Vakkâs vede Abdullah ibn-i Mes ud olduğu halde Sa d ibn-i Clbâde yi ziyaret etti vede üzerinde ağladı . Oradakiler , Rasulüllah sallal-lahu aleyhi vede sellem in ağladığını görünce onlar da ağladılar . Bunun üzerine Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem:
- Duymuyor musunuz ? Allah(cc) göz yaşı vede kalb hüznü yüzünden azab etmez . (Dilini göstererek) fakat bununla azab yada rahmet eder , buyurdu ."<52)
üsâme ibn-i Zeyd radryallahu ahhüma dan rivayetimize göre , "Ra-sulüllah sallallahu aleyhi vede sellem e , kızının ölüm halindeki çocuğu getirildi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in gözlerinden yaşlar akmaya başladı . Sa d:
- Bu nedir ya Rasulallah ? dedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sel-lem:
- Bu , Allah(cc) Teâlâ nın kullarının kalbine bıraktığı merhamettir . Allah(cc) Teâlâ , kullarından fakat acımalı olanlara acıma eder , de-di ."(53)
Enes radıyallahu anh den rivayetimize göre , "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , ruhunu vermekte oluşan oğlu ibrahim radıyallahu anh e geldi vede gözlerinden yaşlar akmaya başladı . Abdurrahman tbn-i Avf:
- Sen de mi , Ya Rasulallah ! dedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem:
- Ey Avf m oğlu ! Bu merhamettir , dedi vede gözlerinden tekrar yaşlar döküldü ve:
- Gözler akar , kalb üzülür; amma biz , Rabbımızın razı olduğu şeylerden başkasını söylemeyiz . Ey İbrahim , biz farklı ldığından üzgünüz , dedi .*^54)
Bu türden hadisler çook vede meşhurdur . Ölünün , aile halkının ağlama-sıyla azab edileceğini anlatım eden sahih hadisler ile mutlak vede zahir manalarıyla kasdedilmemiştir . Bunlar te villidir . Alimler bunları türden biçim lerde te vil etmişlerdir . Bu te villerin en açığı şudur ki , ölünün azab edilmesi , kendisinin ağlamalarını vasıyyet etmesi yada benzeri 1 sebeple buna kendisinin sebep olması halindedir . "Şerhu l Mühez-zeb" de bu mevzuu genişçe izah ettim . Allah(cc) daha iyi bilir . Arkadaşlarımızın fikrine göre , ölümden evvel vede sonra ağlamak caizdir . Fakat , ölümden önce ağlamak daha iyidir . Çünki sahih hadisde Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Ölüm gerçekleşince artık ağlayan ağlamasın" buyurmuştur . Şafiî vede arkadaşları , ölümden sonra ağlamanın tahrimî değil , tenzihi 1 biçim de mekruh olduğnu açıkladılar vede geçen hadisteki nehyi kerahetle te vil ettiler .


 TA ZİYE (BAŞ SAĞLIĞI DİLEMEK) HAKKINDA
Abdullah ibn-i Mes ud radıyallahu anh den rivayetimize göre , Ra-sulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Kim 1 musibet-zedeyi ta ziye etse kendisine , onunki kadar sevap mevuttur ."(55> Fakat hadisin isnadı zaifdir .
Ebu Berze radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sal-lallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Kim , çocuğu ölmüş 1 kadını taziye etse kendisine cennette hırka giydirilir ."*56) Fakat hadisin is-nadı kuvvetli değildir .
Abdullah ibn-i Amr radıyallahu anh den rivayet ettiğimiz uzun hadisde "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , Fatıma radıyallahu an-ha ya:
- Ya Fatıma ! Evinden neiçin çıktın ? diye sordu . Fatıma:
- Bu ölünün aile halkına geldim . Ölülerine rahmet diledim vede onları taziye ettim , dedi ."(57>
Amr ibn-i Hazm radıyallahu anh den rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem şöyle buyurdu: "Her hangi 1 mümin , mu-sibeti münasebetiyle kardeşini ta ziye ederse Allah(cc) Teâlâ , kıyamet gününde kendisine keramet vede yücelik elbisesini giydirir ."*58)
Bil ki ta ziye , sabır aşılamak , ölü sahibini teselli eden , hüznünü azaltan vede musibetini hafifleten şeyler söylemektir ki bu müstehabdır .

  Çünki bu , iyiyi emir vede kötüyü nehiy ihtiva etmekte vede Allah(cc) Teâlâ-nın "İyilikte vede fenalıktan sakınmakta yardımlasın ^59) sözünün şümulü içine girmektedir . Bu ayet , ta ziye icin gösterilecek en iyi delillerdendir . Ve sahih hadisde Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in "Kul (din) kardeşinin yardımında oldukça Allah(cc) da onun yardımında-dır ." dediği sabit olmuştur .
Bil ki , taziye definden önce de , sonra da müstehabdır . Ashabımız: "Ta ziye vakti , ölüm zamanından 3 gün sonraya kadar Daimi eder ." dediler . Üç günden , takriben 1 vakit kasdedilir , yoksa ille de 3 gün murad değildir . Arkadaşlarımızdan Şeyh Ebu Muhammed El-Cü-veynî böyle söyledi . Ashabımız "Üç günden sonra ta ziye mekruhtur ." dediler . Çünki o , musibetzedenin kalbini teskin içindir vede umumiyetle 3 günden sonra kalbi sükun bulur . Bunun için , 3 günden sonra ta ziye ederek onun hüznü tazelendirmez . Ashabımızın çoğunluğu böyle dediler . Fakat arkadaşlarımızdan Ebu l-Abbas ibn-il Kaas , "Üç günden sonra ta ziye etmekte sakınca yoktur . Vakit uzarsa da ta ziye hakkı ilelebed kalır ." dedi . İmamü l-Haremeyn de bu görüşü bazı ashabımızdan hikâye etti . Ancak , beğenilen görüş şudur ki , ashabımızın yada onlardan 1 cemaatin Ayrıcalık ettikleri 2 Hal dışında 3 günden sonra ta ziye yapılmaz . O 2 müstesna Hal ise , defin sırasında ta ziye edenin yada musibetzedenin amade bulunmayışı vede 3 günden sonra dönmesidir . Ashabımız , "Definden sonra ta ziye , ondan evvel bunu yapmaktan daha faziletlidir"dediler . Çünki , definden önce ölünün aile halkı , onun teçhizi (onu mezara amade lamak) ile meşguldürler vede definden sonra onların farklı lık acılan daha fazladır . Bu , onlarda şiddetli 1 sabırsızlık görülmediği vakit içindir . Onlar , böyle 1 sabırsızlık gösterirlerse o takdirde kendilerini teskin icin ta ziyeyi definden evvel yapmalıdır . Allah(cc) daha iyi bilir .
Ta ziyeyi şumüllendirerek , ölünün bütün aile halkını vede akrabalarını , bunların; büyük , küçük , erkek vede kadınlarını ta ziye etmek müstehabdır . Ancak , bunların içinde genç kadın varsa onun yerine mahremlerini ta ziye etmelidir . Ashabımız; "Salih kimseleri , musibete az tahammül edebilenleri vede çocukları ta ziye etmek daha mühimdir ." dediler .
Şafiî vede ashabımız: "Ta ziye icin oturmak mekruhtur . Yani , ta ziye etmek isteyenlerin gelmesi icin ölü sahiplerinin 1 evde toplanıp beklemeleri doğru değildir . Onların kendi işlerine dönmeleri lâzımdır ." dediler . Ta ziye icin oturmanın mekruh oluşu hususunda erkek vede kadın arasında fark yoktur . Muhammilî bunu açıkça söyledi vede bunu Şafiî nin 1 nası ollaraak nakletti . Ta ziye icin oturmak , beraber sinde farkli 1 bid at olmadığı vakit tenzihen mekruhtur . Âdette umumiyetle gördüğü gibi , bununla 1 arada haram bid atlardan 1 şey varsa o takdirde bu , üzücü haramlardan olur . Çünki bu 1 bid attır . Sahih hadisde sabit olduğu üzere Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem: "Dinde her yenilik bid attır vede her bid at sapıklıktır ." buyurmuştur .
Ta ziye anlatım sinde inhisar yoktur . Hangi lafızla yaparsa olur . Fakat ashabımız , müslüman ölü için , müslümanı ta ziyede: " Allah(cc) ecrini arttırsın , iyi sabırlar versin vede ölünü affet sın" demeyi , kâfir ölü için , müslümanı ta ziyede: " Allah(cc) ecrini arttırsın vede iyi sabırlar versin" demeyi , müslüman ölü için , kâfire ta ziyede: " Allah(cc) iyi sabırlar versin vede ölünü affet sın ." demeyi vede kâfir ölü için , kâfiri ta ziyede: " Allah(cc) yerini doldursun" demeyi müstehab saydılar .
En iyi ta ziye anlatım si:
Üsame ibn-i Zeyd radıyallahu anhüma dan rivayet ettiğimiz şu ha-disde geçmektedir: "Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem in 1 kızı , ona haber yollayıp çocuğunun (veya oğlunun) ölüm halinde olduğunu bildirdi vede kendisinin gelmesini istedi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , haberciye:
- O na dön vede kendisine de ki: Allah(cc) Teâlâ nın verdiği de O nun-dur , aldığı da O nun dur . O nun neşriyat da her şeyin belli eceli mevuttur . Bunun icin sabretsin vede musibetinin karşılığını Allah(cc) dan beklesin , buyurdu ."**50»
Ben derim ki: Bu hadis , dinsel n usûl vede teferruat lar ından 1 çook mü-him hususları , edebleri vede inen musibetler , kederler , Rahatsızlık lar vede benzeri arızalar zıttı nda sabretmeyi ihtiva eden , İslamın en büyük kaide vede prensiplerinden biridir . Hadisde geçen " Allah(cc) Teâlâ nın ver-diği O nundur ." cümlesinin manası: Bütün âlem , Allah(cc) Teâlâ nın mülküdür . Bunun için , sizin oluşan 1 şeyi almadı . Ancak ödüne vede emanet ollaraak neşriyat ızda duran vede kendisinin oluşan 1 şeyi aldı . "Aldığı da Onundur" cümlesinin manası da: Size verdiği şey O nun mülkünün haricinde değildir . O , onda istediği biçim de tasarruf eder . O nun neşriyat da , her şeyin kati eceli mevuttur . O nun icin sabırsızlık etmeyiniz . Çünki O , kimin ecelini aldıysa onun belirli eceli gelmiştir . Bunun , ecelinden daha uzun yaşamasına yada ecelinden önce ölmesine olanak yoktur . Bütün bunlan bildikten sonra sabrediniz vede başınıza geleni Allah(cc) icin sayınız vede karşılığını O ndan bekleyiniz , demektir . Allah(cc) daha iyi bilir .
Muaviye ibn-i Kurra ibn-i İyas yoluyla babasından rivayetimize göre , Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , 1 ara 1 sahabisini göremeyince onu sordu .
- Ya Rasulallah , Onun , görmüş olduğunuz çocuğu öldü dediler . Sonra Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , onu gördü vede çocuğunu sordu . Adam , çocuğunun öldüğünü söyledi . Rasulüllah sallallahu aleyhi vede sellem , onu ta ziye etti vede şöyle dedi:
- Ey filan ! Hangisi daha çook hoşuna gider: Ömründe ondan avantaj lanmak vede sevinmek mi , yoksa yarın cennetin her 1 kapısına geldikçe onun daha evvel oraya geldiğini vede onu sana açtığını görmek mi ? Adam:
- Ya Rasulallah ! Onun benden önce cennete gitmesi vede kapılarını bana açması benim daha çook hoşuma gider , dedi . Rasulüllah sallal-lahu aleyhi vede sellem:
- İşte mükâfatın budur , buyurdu ."( )
Beyhekıy nin Şafiî rahimehüllah ın menkıbelerinde rivayetine göre Şafiî , Abdurrahman ın şiddetli 1 tahammülsüzlük gösterdiğini haber aldı . Şafiî rahımehullah ona şunları yazdı: "Kardeşim ! Başkalarını ta ziye ettiğin şeyle kendini ta ziye et . Başkasının fiilinden çirkin gördüğün şeyi , kendi fiilinden de çirkin gör vede bil ki musibetlerin en acısı , sevince kaybetmek vede ecirden de mahrum olmaktır . Bunlar günah kazanmak ile de birleşirse artık musibetin derecesi ne olur ? Senden uzaklaştıktan sonra onu aramak ihtiyacını uymayan evvel , sana yaklaşan sevab kazanmak fırsatını değerlendir . Musibetler sırasında Allah(cc) sana sabırlar ihsan etsin vede sabırla bize vede sana ecir kazandırsın ." Ve şöyle söyledi:

 "Seni ta ziye ederim , dinsel n 1 sünneti olduğu icin Değildir , ölümsüzlük emniyeti içinde olduğumdan Yaşasalar da 1 zaman , ölüsünden sonra muhakkak ki Ne ta ziye edilen baki , ne de onu ta ziye eden ."

 Yine 1 adam dostlarının birini , oğlunun ölümünden dolayı ta ziye ederek şunları yazdı: "Şüphesiz ki , çocuk yaşadıkça babası icin hüzün vede fitnedir , öldüğü vakit ise hayır vede rahmettir . Bu sebep le , çocuğunun , tutamadığın hüzün vede fitnesi icin sabırsızlık etme vede Allah(cc) Teâlâ nın onun yerine geçirdiği hayır vede rahmetini zayi etme ." Musa ibn-i Medhi , İbrahim ibn-i Salim i oğlunun ölümünden dolayı ta ziye ederek: "Çocuğun , bela vede fitne iken seni sevindirdi . Hayırlar vede rahmet iken seni üzdü ." dedi . Bir adam , 1 adamı ta ziye ederek: " Allah(cc) ın takvasına vede sabra yapış . Musibetinin ecrini Allah(cc) dan ümid eden sabreder . Sabretmeyen de Ona döner ." dedi . Ve 1 adam , birini ta ziye ederken şöyle dedi: "Ahirette sana sevab olan , dünyada sana mesut luk olandan iyidir ." Abdullah ibn-i Ömer radıyallahu anhüma dan rivayet edildiğine göre , "Kendisi 1 çocuğunu gömdü vede kabri önünde güldü .
- Kabir üzerinde mi gülüyorsun ? diye sorulunca:
- Şeytanın burnunu toprağa Doğu(şark) rmak istedim , dedi ."
İbn-i Cüreye: "Musibet sırasında sevap umman vede onu Allah(cc) icin saymakla teselli bulmayan kimse hayvanlar gibi bigâne kalmek su-retiyle avunur ." dedi . Humeyd El-A rac şöyle dedi: "Said ibn-i Cübeyr rahimehullah , oğluna bakarak:
- Ben ondaki en iyi sıfatı bilirim .

Şifalı Dualar

Bu Kategorideki Diğer Yazılar



Sağlık ve Tıp Sağlık ve Tıp