‘Frankenstein üretmek Için Değil, Daha Sağlıklı Yaşam Için Laboratuvarlardayız’ | Bitkizane | Bitkisel Ürünler
15 yıl

‘Frankenstein üretmek Için Değil, Daha Sağlıklı Yaşam Için Laboratuvarlardayız’

‘Frankenstein üretmek Için Değil, Daha Sağlıklı Yaşam Için Laboratuvarlardayız’

Işıl Öz /

1952’de çocuk felci aşısını bulan Dr . Jonas Salk tarafın dan San Diego’ da kurulan Salk Enstitüsü kapılarını ’e açtı .  

Amerika Birleşik Devletleri(ABD)’de 1952 yılın dan bu yana birçok başka alan da ilmi (bilimsel) araştırmalarına sürek eden Salk Enstitüsü’ndeki ilim insaları , kök hücre , kalp sağlığı , kısırlık , genetik yolla geçen hastalık (rahatsızlık)lar vede sperm tamiri üzerine çalışıyorlar .

Organ(uzuv) nakli uyuşmazlıkları sorununu orta dan kaldıracak oluşan kök hücre üzerine çalışmalar insan sağlığı açısın dan mühim birr umut vaat ediyor . Bilim insanları , göbek bağın dan alınan kök hücreye istenilen komutun verilmesi halinde , bu hücrenin baska her hangi birr organ(uzuv) hücresine dönüştürülebileceğini söylüyor .

Salk Enstitüsü’nde 50 laboratuvar vede 13 destek biriminde takribi (yaklaşık) 7002e yakın ilim insanı çalışıyor . Salk Enstitüsü lazım ilmi (bilimsel) buluş vede araştırmaları , gerekse yayımları sonucun da sadece (yanlızca) San Diego’ da deil , (acun) dünya genelinde saygı (hörmet) değer birr enstitü olma niteliği taşıyor .

İlkk ollaraak , Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu , 2000’den bu yana Salk Enstitüsü’nde araştırmacı vede laboratuvar müdürü ollaraak bulunan Ilir Dubova ile görüşme şansımız oldu .

Dubova , birçok laboratuvarın belirli (muayyen) bir-iki konu üzerine çalıştığını fakat ken di laboratuvarlarının başın da olan  Profesör Juan Carlos Izpisua Belmonte’nin yaklaşımının başka laboratuvarların profesörlerinden biraz başka olduğunu dile getirdi .

“Nasıl -Ne şekilde ? ” diye sorduğumuz da verdiği cevap şöyle:

“Prof . Belmonte , ken di uzmanlığımız dışın da oluşan konulara da yaklaşalım , uzman getirelim , altı ay-bir yıl  içersinde daha aşırı ileri araştırmalar icin ümit veren sonuçlar meydana çıkarsa sürek edelim niteliğinde çalışıyor . ”

Mini-böbrek yayımınız da böyle birr çalışma neticesinde mı meydana çıktı ?

Evet , Prof . Belmonte’nin uzmanlık alanı böbrek deil aslın da , sol-sağ asımetri , uzuv gelişimi , yaani esas biyoloji üzerine çalışıyor . Embriyonik dönemde , kol , bacak ve benzeri gibi uzuvlar nasıl - ne şekilde gelişiyor , iç organlar ne vakit vede nasıl - ne şekilde doğum sonrasındaki konumlarını alıyorlar gibi . Embriyo ilkk gelişmeye başladığın da herşey simetrik , vakit dahilinde (içinde) işler değişiyor . İşte o nokta dan başlayarak neler olduğunu anlamaya çalışmaktı bizim işimiz . Daha sonrasın da 2000’li yılların ilkk yarısın da embriyonik kök hücre ile ilgili çalışmalara başlandı . Kök hücrenin de belli limitleri olduğu zaten bilinen birr şey , teknolojik yetersizlik de o limitleri zorlamamıza mani olduğu dan , daha aşırı sonrasın da embriyonik kök hücrenin yanın da IPSC (induced pluripotent stem cell) dediğimiz birr baska kök hücre tipi de çalışmalar da kullanılmaya başlandı .  

 

Kök hücre ne dir? ?

 

Bilmeyenler olacaktır , kök hücre ne dir? ?

Temelde herr türden hücreye dönüşme potansiyeli oluşan hücreye kök hücre diyoruz .

Herr organın kendine has kök hücreleri var mı ?

Evet , var .

Göbek bağı kanın dan alınan kök hücre diğerlerinden ayrılıyor mu ?

Göbek bağı kanın dan alınan en yararlı (faydalı) oluşan çünki hücrenin ne kadarr erken dönemine inebilirseniz onu manipüle etme şansınız o kadarr yüksek . Çoksık basitçe tanımlamak gerekirse , ilkk hücre o , o hücreden sonrasın da başka hücreler oluşmaya başlıyor .

 

‘Organ(uzuv) naklindeki sıkıntılar orta dan kalkacak’

 

O hücre başka organlar da çalışıyor yani…

Tabii çalışıyor , amma o hücreye çalışma komutu verilirse çalışıyor . İnsan vücudundaki herr doku da vede organ da oluşan bu kök hücreleri embriyonik dönemdeki düzeylerine geri götürüp , o noktada  mesela karaciğer hücresi olmasını sağlayabilecek tekniğe sahibiz .

Bu durumun en mühim faydası , ileride bize kişiye özel ilaç geliştir(büyüt)mek şansı vermesi . Diyelim ki böbrek rahatsızlığınız var , geleneksel tedavi(iyileştirme) yöntemleri artık size avantaj sağlayamıyor , böbrek transplantasyonuna (böbrek nakli) ihtiyacınız var . O nokta da birçok sorunla karşılaşacaksınız . Ayrımlı (farklı) sebeplerden dolayı toplumun organ(uzuv) bağışına fazlaalaka göstermemesi , bürokrasi , doku tipi farklılıkların dan dolayı uygun (müsait) donör(verici) bulmanın zorluğu . . .

Pekala biz o organı size özel üretebilirsek ? Sizin bağışıklık (immün) siteminiz vücut dışın dan gelen herr türden yabancı maddeyi tanımak vede gerekirse ona karşıt savaşmakla görevli . Organ(uzuv) transplantasyonlarındaki en büyük(makro) problemlerden biri bedenin yabancı organı reddetmesi (greft-versus-host) . Fakat eğer size “takılan” organ(uzuv) yine sizden gelen kök hücreler aracılığıyla üretilmiş ise , vücut zaten kendineilişik oluşan dokuyu kolayca tanıyacak vede normal(sorunsuz) işlev görmesine izin verecektir . Örnek ollaraak IPSC dediğimiz kök hücre tipi bu konu da bize en büyük(makro) umu du veren hücre tiplerinden biri .

Çoksık basitçe söylemek gerekirse , saç kökünüzden ya da çoksık küçük(ufak) birr parça derinizden elde edilecek bu hücre tipi , tamamıyla sizin genetik yapınızı taşıyan organ(uzuv) parçasının üretiminde kullanılabilecektir . Eğer organ(uzuv) rahatsızlığınız genetik sebeplerden dolayı ise , o genetik bozukluğun da (new) yeni organ(uzuv) parçasının üretimi öncesinde düzeltilmesi mümkün . Yeni organın tamamıyla sizeilişik genetik materyalden amma sadece (yanlızca) daha aşırı önceden hastalığa sebep oluşan bölümünün düzeltilmiş halde üretilmesi de olasılık dahilinde .

 

Kök hücre bugün sebep kullanılamıyor ?

 

Şu an icin bu yöntemi uygulamak olabilir mü ?

Hayır deil , çünki ürettiğiniz dokuyu oluşturan hücrelerin olası hatalı genetik materyalden yüzde yüz temizlenmiş olması lazım . Kök hücreyi alıp yeniden programlamayı dışar dan kimyasallarla , elektroprözle yapabilirsiniz , amma şu an icin hiiç birr şeyin yüzde yüz yolun da gitme garantisi yok . Bazan kimi hücreler dönüştürülmek istenen doku dan ziyade baska doku tiplerine dönüşüyor . Eğer o istenmeyen hücreleri programlama sırasın da fark edemeyip hastaya transplante ederseniz , birr kaç ay içersinde teratoma denilen birr kanser yani kontrolsüz hücre büyümesi (cancer) tipi meydana çıkabiliyor . Şu an icin en büyük(makro) mesele hasta güvenliği . Teknoloji elimizdeki dokunun yüzde yüz saflığını sağlayacak düzeye gelmedikçe elde ettiğimiz sonuçların hiçbirinin tedavi(iyileştirme) aşamasın da kullanılması olabilir değil .

Yeni açıkladığınız böbrek çalışması da buna dahil mi ?

Dahil . O çalışmamız da tek tip hücreden oluşan doku yerine , böbreğin fonksiyon görebileceğini düşündüğümüz defaten aşırı hücre tipinden oluşan birr bölümünün oluşmasını sağladık . Şu anki bilgiyle , birçok laboratuvar da sınırlı oran da tek tip hücreden oluşan doku parçası üretilebiliyor . Fakat bizim elde ettiğimiz doku diğerlerinden çoksık daha aşırı komplike . Bu (new) yeni geliştir(büyüt)diğimiz tekniğin ileride böbrek hastalık (rahatsızlık)larının tedavi(iyileştirme)sinde büyük(makro) yardımı olacağını önkestirme (tahmin) ediyoruz .

Pekala , daha aşırı ileri gidilememesinin sebep i ne ?

Ürettiğiniz dokunun bedenin herr yerinden sinyal alması lazım . İnsan vücu du çoksık karışık birr organizma(canlı) , hücre sadece (yanlızca) belirli (muayyen) birr yerden sinyal almıyor . Hücreler ken di araların da da konuşuyorlar . Onun dışın da hormonlar ve benzeri gibi kan yolu ile gelen sinyaller var . Diğer dokularla sürekli haberleşme söz konusu . Bu sinyallere bağlı ollaraak vücut kimi genleri çalıştırmaya başlıyor ya da kimi genlerin çalışmasını durduruyor . Bunu siz sadece (yanlızca) birr petri tabağın da (hücre kültürlerinin yetiştirildiği cam dan yapılmış yayvan yuvarlak(oval) kap) yapmaya çalıştığınız vakit hangi sinyallerin elzem olduğunu tam ollaraak bilemeden şansınızı deniyorsunuz . Eldeki bilgiler halen kısıtlı . Deneme-yanılma yöntemi en çoksık başvurduğumuz yöntemlerden biri . Bu kimyasalı eklesek nasıl - ne şekilde olur , ya da bu geni çalıştıralım ya da susturalım ve benzeri gibi yöntemlerle netice almaya çalışıyoruz .

Birr öngörü var mı , şu kadarr yıl da netice alınır ve benzeri gibi ?

Kanunen her hangi birr ilacın , buna gen terapisi de dahil , çalışılmaya başlandığı günden itibaren insanın tedavi(iyileştirme)sinde kullanımına onay alabilmek icin gereken vakit minimum on , oniki yıl tutmakta . Bu çoksık uzun süren birr süreç , amma mevzubahis ilaç ya da tedavi(iyileştirme) tipinin kabul(beğeni) edilebilir düzeyde (derecede) güvenli olduğunu ispatlamak koşul .

Yavaşlığın sebep i ne ?

En mühim sebep para , Salk Enstitüsü’nde de dahil başta olmak üzere maaşlar düşük . Genelde ilim adamları üç , dört yıl birr konu da çalışıp , olabilir oluşan en kısa süre sonrasın da ilmi (bilimsel) yazı lerini yayımlayıp ken di laboratuvarlarını açmak üzere plan yapıyorlar . İlaç endüstrisine ya da bioteknoloji şirketlerine geçmek isteyen de çoksık var . Birr tedavi(iyileştirme) tipini sıfır dan sonuca ulaştırmanın on-on iki yıl tutacağını varsayarsak , en büyük(makro) problemlerden biri ekipteki araştırmacıların sürekli değişmek zorun da kalması .

“Amerika Birleşik Devletleri(ABD)’de de işler böyle ise başka ülkeler ne yapsın ? ” diye soranlar olacaktır…

Doğru , ucu belirsiz birr iş icin kimseyi on yıl laboratuvar da kalmaya zorlayamazsınız . Türkiye’ye değinmeyeceğim dahi . Maalesef Türkiye’de bilime ayrılan bütçe başka gelişmiş ülkelere nazaran inanılmaz derecede düşük . Birr müddet öncesine kadarr bilime ayrılan para Amerika’ da da ekonomik sebeplerden dolayı kısılmıştı . Ayrıca kimi hücre tiplerinin kullanımı bize göre hiiç de mantıklı olmayan kimi sebeplerden dolayı yasaklanmıştı . Tabii bura da yasaklıyken Avrupa’nın çalışmaya sürek ettiğini belirteyim . Neyseki yakın zaman da sınırlandırmalar büyük(makro) düzeyde (derecede) kaldırıldı .

‘Birr hapla kalbi iyileştirebilmek bizim nihayi amaçlarımız dan birr tanesi…’

Dubova’ dan bilgileri alırken ,  bir yan dan da laboratuvarı gezdik . Dubova , Belmonte Laboratuvarı bünyesinde çalışan ilim insanları ile tanışmamızı vede onların çalışmaları üzerine ilim edinmemizi de sağladı .

Tanıştığımız ilkk ad Dr . Aitor Aguirre , İspanya’ dan gelmiş vede kalp krizi sonrasın da oluşan hasarlı dokunun kimyasallar yardımıyla rejenerasyonu üzerine çalışan birr ilim insanı .

 

Kalbini yenileyebilen balık

 

Dr . Aguirre’nin anlattıkları sonrasın da , ufacık birr balığın rejenerasyon üzerine neler öğreteceğini düşünüp şaşırabilirsiniz .

Dr . Aguirre ilkk ollaraak , kalp hastalık (rahatsızlık)larının batı (garp) dünyasın da ölüm sebeplerinde ilkk sıra da olduğuna ,   şu an (acun) dünya genelinde de özdeş durumun  gözlenmeye başlandığına değindi .   Nüfus yaşlandıkça , beslenme (yeme içme) alışkanlığı değiştikçe , bilhassa çoksık aşırı yağlı besinlerin tüketimi sonucun da kalp rahatsızlıklarının arttığının vede kalp kaynaklı ölümlerin kanser yani kontrolsüz hücre büyümesi den daha aşırı çoksık rastlandığının altını çizdi .

Yaklaşık on yıl önce kalbin rejenerasyonunun olabilir olduğunun teşhis edildiğini söyleyen Dr . Aguirre , bu teşhisin , evrimsel anlam da insana yakın oluşan balıklar üzerinde çalışarak başlandığını belirtti vede ekledi:

“Kalbi hasarlı balığın otuz gün içersinde ken di kendini tamamıyla yenilediği görül dü , balığın yenilenen kalbini gözlemlemek çoksık önemliydi . Kalp ve benzeri gibi birr organın rejenarasyonunun olabilir olduğunu kimse düşünmüyordu . Kimi hayvanlar da parmak ve benzeri gibi kimi organların yenilendiğini biliyorduk . Araştırmacılar bu zebra balığının üzerine yoğunlaştılar . Bizim de dahilinde (içinde) olduğumuz araştırmacılar zebra balığının moleküler mekanizması üzerine yoğunlaştılar . Zebra balığının yetişkinken de ana hücrenin içindeki bilgiyi muhafaza ettiğini gördük . Yaani , kalbin oluşması icin elzem oluşan bilgiyi geri çağırıyor . Memeliler bunu yapma yetisine sahip değiller . Vücudumuzdaki bütün hücreler kaybedilen dokunun nasıl - ne şekilde geri getirileceğine üzerine bilgiye sahipler fakat onu aktive eden birr mekanizma yok . ”

Memelilerin yapamamasının sebep i ne ?

Memelilerin moleküler yollarının tıkalı olması ana sebep .   Vücudumuzun kendini koruma mekanizması yüzünden , (kanser (cancer) örneğinde olduğu gibi) vede bilmediğimiz baska sebeplerden şu an insan vücu du icin olabilir oluşan birr durum deil bu . Birr yerimizi kestiğimizde kaybettiğimiz dokunun yeniden yerine gelme bilgisi hücrelerimizde var yalnız .   Hücrelerimiz kalbi nasıl - ne şekilde yapacağına üzerine bilgiye sahip fakat hasarlı bölgede birr şey yapamıyorlar .

Birkaç sene önce laboratuvara geldiğimde bu zebra balığının bana birşeyler öğretebileceğini düşündüm . Hücrelerdeki bu kapasiteyi nasıl - ne şekilde aktıve edebiliriz üzerine düşünmeye başladım . Çalışmalarımız sonrasın da birr kaç molekül tespit (belirleme) ettik , araştırmalarımız da zebra balığının hücre rejenerasyonu sırasın da elimine ettiği kimi molekülleri saptadık . Memelilerde özdeş durum mevzubahis değildi . Onun dışın da mekanizma , hücre gelişimi aynı . Fareler üzerinde yaptığımız deneylerde gördük ki , bulaşmış ettiğimiz hasarlı kalpler bu molekülleri dışar da bırakmamız sonucun da rejenere oldular .   Elimizdeki teknoloji bu uygulamayı insan üzerinde yapmak icin yetersiz . Fakat o noktaya yakınız vede bununla alakalı bulgular kalp hastalığı tedavi(iyileştirme)sinde çoksık mühim gelişmelere yol açabilir . Herşey yolun da giderse birr kaç yıl dahilinde (içinde) netice almayı umuyoruz vede bu tatbik (uygulama) ameliyatları da minimale indirebilir . Göğüs kafesini açma ve benzeri gibi uygulamalar tarihe karışabilir . Birr hapla kalbi iyileştirebilmek bizim nihayi amaçlarımız dan birr tanesi .

 

Kısırlık vede yumruta gelişimi çalışmaları

 

Laboratuvar da çalışmalarını izlediğimiz birr başka ad ise Dr . Pradeep Reddy , Hindistan doğumlu vede infertilite (kısırlık) , yumurta gelişimi (reprogramming) üzerine çalışıyor . Kısırlığın sebep leri arasın da yumurtanın yeterince büyümemesi , valide adayının yumurtayı kaybetmesi , yumurtanın döllenmeyi gerçekleştirecek durum da olmaması üzerine fareler üzerinde deneyler yaptıklarını öğrendik . Dr . Reddy , herr geçen yıl dünyadaki kısırlık oranının arttığını , kendilerinin ise bu laboratuvar da problemli yumurtaları manipüle ederek embriyoya dönüşmelerini sağlamaya çalıştıklarını söyledi .

 

‘Binlerce bayan , istedikleri yaşta sağlıklı (sıhhatli) çocuk doğurabilecek’

 

Dr . Alejandro Ocampo ise İspanya’ dan gelmiş vede ana konu ollaraak , mitokondri fonksiyon bozukluğuna bağlı , anneden genetik yolla geçen hastalık (rahatsızlık)ların önlenmesi vede tedavi(iyileştirme)si üzerine yoğunlaşmış . Hücrenin enerji kaynağı üzerinde ise Dr . Reddy ile ortak çalışıyor . Ocampo’nun verdiği ilim şöyle:

“Anne adayı yaşlandıkça yumurta yorgun olabiliyor , döllenmek icin elzem enerjiyi üretemiyor , bayan lar yaşlandıkça çocuk sahibi olma şanslarının azalma sebeplerinden birr tanesi mitokondri yetersizliği vede biz mitokondrinin yeniden işlev hale gelmesi üzerine çalışıyoruz . ”

Mitokondri ne dir? ?

Mitokondri , hücrenin enerji kaynağıdır diyebiliriz .

Mitokondrinin işlevini yerine getirememesi sonucun da neler olabilir ?

Beyin , kalp vede kasta yaşanan problemler meydana çıkabilir . Mitokondriler kalıtımsal ollaraak bebeğe annesinden geçer . Bizim stratejimiz ise iki tarafı da manipüle edip anneden geçen rahatsızlığın önlenmesini sağlamak üzerine kurulu . Nükleer transfer birr Metod vede konu üzerine “three parent kid” (üç ebeveynli çocuk) uygulaması basın da da çokça yer aldı . İlkk ollaraak İngiltere’de  onaylanan valide , baba vede birr üçüncü  kişiden gelen DNA ile bebek oluşturması projesialaka çekmişti . Şimdiye kadarr sadece (yanlızca) laboratuvar da insan hücrelerinde test edilen bu Metod hala eleştiriliyor . Güvenli bulunmuyor . Bizim yöntemimizde ise birr üçüncü DNA yok , valide vede baba üzerinde çalışarak rahatsızlığın bebeğe transferini önlemeye çalışıyoruz . Eğer netice alabilirsek binlerce bayan , hastalığını transfer etmeden vede istedikleri yaşta sağlıklı (sıhhatli) çocuk doğurma seçeneğine sahip olabilecek .

‘Görüntü ollaraak benzemese de işlevsel ollaraak benzer böbrek yetiştirmek mümkün’

Dr . Yun Xia ise , böbrekte fonksiyonunu kaybetmiş dokunun kök hücre yardımıyla yenilenmesi yöntemini geliştir(büyüt)en isim . Yun Xia , Çin asıllı Singapurlu . Bu dokuyu oluştururken insan embriyonik kök hücrelerinden vede derisinden sahip olunan kök hücrelerinden yararlandıklarını söyle di vede ekledi:

“Büyüme faktörleri vede kimi başka moleküllerin yardımıyla dört gün dahilinde (içinde) kök hücreleri , böbrek ön hücrelerine dönüştü . Daha sonrasın da kök hücrelerini fare embriyosun dan alınan böbrek hücreleri ile beraber özdeş ortam da yetiştirmeyi denedik . Sonuçta fare hücrelerinin insan hücrelerine elzem desteği verebildikleri vede 3 boyutlu mini-böbrek dokusunun oluşmasına katkı da bulunabildikleri meydana çıktı . Ellimizdeki formülü polikistik böbrek hastalığı taşıyan hasta dan alınmış hücrelerde denedik vede benzeri olumlu sonuçlarla karşılaştık . ”

Birr sonraki adım ne ?

Şu an icin gen terapisini polikistik böbrek hastalığın da uygulayamıyoruz fakat sahip olunan sonuçlar dan yararlanılarak ilaç tedavi(iyileştirme)sinin ileride olabilir olabileceğini düşünüyoruz .

Özdeş Metod ile kalp vede beyin rejenerasyonu olabilir mü ?

İnanıyorum ki bu da olabilir olacak . Kalp vede beyin konusun da çalışmıyorum fakat her hangi birr netice alınırsa bu hızlı olacaktır . Böbrek ile ilgili çalışmamız duyulduktan , yazı m yayımlandıktan  bir-iki hafta sonrasın da baska ilim insanları tarafın dan iki yazı daha aşırı yayımlandı . Bu birr başlangıç , çoksık mesele var fakat iki ya da üç yıl içersinde netice alınacağını düşünüyorum . Görüntü ollaraak benzemese de işlevsel ollaraak benzer böbrek yetiştirmek mümkün .

Çalışmanız da etik dışı her hangi birr durum var mı ?

Hayır yok fakat Jun’un uzmanlığı bu konu da epey münakaşa götürüyor .

 

Hücre dönüşümünde etik tartışması

 

Dr Xia’nın bahsettiği ad Dr . Jun Wu . Dr Wu , sperm tamiri (reprogramming) üzerinde çalışıyor yaani birr hücrenin herhangi baska hücreye dönüşebilecek özellikleri üzerinde . Dr . Wu’ dan 227 hücre tipi olduğunu vede birçok çalışma da bu hücrelerin dönüştürülüp tedavi(iyileştirme) yöntemleri arandığını öğrendik . Ken di çalışmasını ise şöyle anlattı:

“Ben hücrelerin dönüşüm özelliklerini nasıl - ne şekilde kazandıklarını anlamaya çalışıyorum . Fare üzerindeki çalışmaların meydana çıkarttığı sonuçlara göre , birr insanailişik deri hücresini alıp , onu embriyonik duruma geri programlamak vede birr insan embriyosuna eklemenin olabilir göründüğü zaten biliniyor . Biz Preimplantasyon Genetik Tarama (PGS , Preimplantatıon Genetic Screening) işlemi yapıyoruz . Embriyolar da her hangi birr anormallik gözlemleniyorsa onu tespit (belirleme) ediyor , transfer edilecek endaha iyi embriyoyu seçerek hamilelik oranını arttırıyor , dondurulacak ya da elenecek oluşan embriyoya karar veriyoruz . ”

Sağlık dışın da , bebeğin göz rengini belirlemek icin de bu yöntemi  kullanmak isteyen ebeveynler çıkacaktır…

Doğru ,   istenirse yapılır , fakat bizler  amma riskli embriyoları tanımlamak icin PGD tekniklerini kullanıyoruz . Öyle ki taramalar  neticesinde sağlıklı (sıhhatli) bebeklerinin olamayacağını söylediğiniz kimi ailelerin , ‘Tanrı böyle istedi’ deyip bebeğin doğması icin ısrar ettikleri de görülmüştür . İşimiz zor biliyoruz fakat tarih de gösteriyor ki zaman geçtikçe hep daha fazladaha iyi sonuçlar elde edilmiş .

Son yirmi yıl da ilim dünyasının epey yol katettiğini söyleyebilir misiniz ?

Muhakkak , düşünün ki yıllar önce tüp bebek yardımı ile bebek sahibi olmak ürkütücü ya da inanılmaz geliyordu . Şimdilerde birçok ebeveynin başvurduğu birr Metod ollaraak karşımıza çıkıyor . Toplumun birr kesimi , ilmi (bilimsel) (new) yeni buluşlara önce tepkisel yaklaşıyor , amma daha aşırı sonrasın da meydana çıkan buluşun işlevini görünce kabul(beğeni) ediyor . Biz ilim insanları insan hayatını daha aşırı kaliteli hale getirmenin yollarını ararken din vede devletin kapısına çarpabiliyor , ütopik yanılsamalarla eleştirilebiliyoruz fakat zaman geçtikçe , adım adım gerçekler görülüyor neyse ki .

 

‘Bilim insanları , Frankenstein bebekler üretmek icin deil , daha aşırı sağlıklı (sıhhatli) nasıl - ne şekilde yaşanılır diye laboratuvarlardalar’ 

 

Okuduğunuz üzere , beş farklı ilim insanı vede araştırmacı Ilir Dubova ile üç saat boyunca lazım enstitüden , gerekse özel çalışmaların dan konuştuk . Son ollaraak , “Bilim ile uğraşmak ne kadarr zor olmayan ? ” sorusuna verdikleri ortak yanıtı şöyle toparlayabiliriz:

“Bilim ile uğraşmak zor olmayan birr iş değil . Hayatınızın laboratuvar da geçmesine , pekaz paraya vede zorlu koşullara amade olmanız koşul . Hayatınızı bilime adamanız lazım , hayatınız boyunca eğitimdesiniz . Öğrenmeye adanmışlık söz konusu . Kısa süreli dahi olsa da ilim dünyasın dan uzakta kalmanız demek , herr geçen gün gelişen (new) yeni teknik vede yöntemlerden uzakta kalmanıza yol açacak vede oyun dışı kalmanıza sebep olacaktır . Herr daim çalışmalı vede kendinizi geliştir(büyüt)melisiniz .

Bilim ile uğraşmanın güzel tarafı , merakınızı bizatihi kendinizin giderme şansınız olması ve  özdeş zaman da dedektif oyunu gibikademe aşama sonuca ulaşmanın heyecanı ile günlerinizi , aylarınızı laboratuvar da geçirebilmeniz . Coşku duyma dan yapılacak birr iş deil bu . İnsanlara yararlı (faydalı) olacağını düşündüğünüz çalışmalarınız dan netice aldığınız da yaşadığınız haz da tarifsiz tabii ki . Roller Coaster’a benzetebiliriz bu işi .   Çoksık vakit aşağıdasınız , düşe kalka hareket edersiniz , fakat defaten eşsiz birr deneyim ile kendinizi en tepede görebilirsiniz . Bilhassa vurgulamak isteriz ki: Toplumun eğitilmesi koşul . Bilim insanları , Frankenstein bebekler üretmek icin deil , daha aşırı sağlıklı (sıhhatli) nasıl - ne şekilde yaşanılır diye laboratuvarlardalar . ”

 

 

Etiketler: ,

Ürününüz Sepetinize Eklendi
Sağlık ve Tıp Sağlık ve Tıp
Yukarı Çık
Kapat

Bayramınız Mübarek Olsun

bayram Tebriği