Bitkisel Sağlık Ürünleri
Damar Hastalıkları

Damar Damar

Damar Damar Hakkında Genel Veri ler

 

Damar damar;damar damar hakkında merak ettikleriniz vede daha fazlası icin aşağıda sizin icin amade ladığımız yazımızı okuyabilirsiniz . . .

 

YÜZDEN FAZLA HASTALIK İÇİN HAZIRLANAN BİTKİSEL KÜRLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN . . . . .

 

DAMARLARIN HİSTOLOJİK YAPISI VE ÖZELLİKLERİ


Çook hücreli canlılarda oksijen , Gıda maddeleri vede hormonları dokulara , karbondioksit vede başka metabolik artıkları da boşaltım sistemlerine taşımak icin dolaşım sistemine gereksinim duyulur . Dolaşım sistemi 2 depertmandan meydana gelir ;
I . Kan damarları sistemi ,
II . Lenfatik damarlar sistemi
Kan damarları sistemi;
- Kalp: Kanı pompalamak icin hususi leşmiş 1 yapıdır .
- Arterler: Vücudun bütün bölümlerine besin , oksijen vede hormonları taşır . Kalpten uzaklaştıkça dallanır , dallandıkça da çapları küçülür .
- Kapillerler: Küçük , ince duvarlı damar ağıdır . Bu damarların duvarı , kan vede dokular arasında madde geçişine izin verir .
-Venler: Kalbe dönen damarlardır . Kalbe yaklaştıkça çapları artar .
Lenfatik damarlar; dokularda ucu kapalı tübüllerle başlar vede lenfatik kapillerlerin birleşmesiyle farkli çapta lenf damarları meydana gelir . En büyükleri kalbe yakın büyük venlere açılırlar . Böylece doku aralığındaki likit kan dolaşımına geri döner .
KAN DAMARLARI
Kapiller damarlar vede venüller dışındaki bütün kan damarları Umumi ollaraak 3 katman dan meydana gelir .


Tunika intima (İç katman ): İçte endotel hücre dizisi , bunun altında bazal lamina vede gevşek 1 fibroelastik bağ dokusundan meydana gelen subendotelial katman dan meydana gelir .Subendotelial katman nın dış kısmında elastik fibrillerin yoğunlaşması ile membrana elastika interna meydana gelir . Bu yapı orta tip arterlerde bariz 1 biçim de görülür , fakat venler vede büyük tip arterlerde ayırt edilemez . Subendotelial katman da arasıra düz kas hücreleri de görülür . Bu katman da hem bağ dokusu fibrilleri hem de düz kas hücreleri Umumi ollaraak longitudinal düzenlenmiştir .
Tunika media (Orta katman ): Esas ollaraak sirküler düzenlenmiş düz kas hücrelerinden meydana gelir . Kas hücreleri arasında dağılmış başkaca miktarlarda elastik vede kollajen fibriller ile proteoglikanlar bulunur . Ekstrasellüler matriks düz kas hücrelerince oluşturulur . Bu katman arterlerde iyi gelişmiştir . Elastik vede Müsküler arterler arasında media katman sının içeriği çeşitlilik gösterir . Kapiller vede postkapiller venüllerde bu katman yı perisitler meydana gelir .
Tunika adventisya (Dış katman ): En dış katman dır . Daha çook uzunlamasına düzenlenmiş kollajen vede elastik fibrillerden meydana gelir . Hususiyetle venlerde bu katman da düz kas hücreleri de bulunur . Media katman sına yakınında elastik fibrillerin yoğunlaşması ile membrana elastika eksterna meydana gelir . Adventisya venlerin duvarlarında en bariz katman dır . Bu katman çevre bağ dokusu ile Daimi eder . Büyük damarlarda adventisya içinde ''vaza vazorum'' ollaraak adlandırılan küçük kan damarları bulunur . Vaza vazorumlar lümenden diffüzyonla beslenemeyecek kadar kalın oluşan adventisya vede media katman larını besler .
Arterlerde bu damarlar daha az sayıdadır vede sadece adventisya katman sında bulunur . Venlerde ise daha çook sayıdadır vede media katman sına da ulaşır . İntima vede medianın en iç tarafı damarsızdır vede kandan diffüzyonla beslenir . Lenfatik kapillerler; arterlerde sadece adventisyada bulunurlar , venler de ise media katman sına kadar girerler . Kan damarı duvarlarındaki düz kaslar myelinsiz sempatik sinir ağı (vazomotor sinirler) ile uyarılır . Bu sinirler norepinefrin içerirler . Norepinefrin salınımı damarlarda vazokonstriksiyona sebep olur . İskelet kasındaki arterler farklı ca kolinerjik vazodilatatör sinir desteği de alırlar . Bu efferent sinirler arterlerin media katman sına girmediğinden ,norepinefrinin media düz kas hücrelerini etkileyebilmesi icin 1 kaç mikrometre diffüze olması gereklidir . Mediadaki düz kas hücreleri arasındaki gap junctionlar , nörotransmitterlerin daha içteki kas hücrelerine taşınmasını sağlar . Venlerde sinir uçları hem adventisyada hem de mediada bulunur . Fakat total yoğunluk açısından arterler daha varlıklı dir .
ARTERLER
Kalbin pompaladığı kanı kapiller yatağa götüren damarlardır . Arterler kalpten uzaklaştıkça çapları azalarak Daimi eden dallanmalar yaparlar . Kalpten çıkan 2 ana arter mevuttur . Bunlar sağ ventrikülden çıkan truncus pulmonalis vede sol ventrikülden çıkan aortadır .Truncus pulmonalis kalpten çıktıktan hemen sonra sağ vede sol pulmoner arterlerine farklı larak akciğerlerde dağılır . Aorta ise kalbin üst tarafından yukarı doğru çıkıp daha sonra sola doğru 1 kıvrım yaparak aşağı döner . Toraks vede abdomen boşluğundaki organlara dallar vererek pelviste abdominal aorta sağ vede sol arteria iliaca communislere farklı lır . Baş-boyun vede üst ekstremitelerin arterleri ise arcus aorta’dan çıkan truncus brachiocephalicus , sol arteria carotis communis vede sol arteria subclavia’dır . Bu arterlerin gittikçe dallanmaları ile büyük çaptan daha küçük çaplı damarlar (arterioller) meydana gelir vede bu dallanma damarın tek 1 endotel hücreli katman (kapiller) olmasına kadar Daimi eder . Kapillerler , kardiyovasküler sistemin en küçük fonksiyonel elementidir . Bu biçim de dallanma gösteren arterler çaplarına göre 4 gruba farklı lır .
Büyük tip arterler (elastik arterler , iletici arterler): Aorta , arteria pulmonalis ,arteria carotis communis , arteria subclavia vede arteria iliaca communis bu gruba girer . Bu arterlerin duvarları çaplarına göre daha incedir . Media katman sındaki elastik fibriller aşırı olduğu icin canlı dokuda sarı renkte görülürler . Kalbin yakınındaki büyük iletici damarların sistol sırasında duvarlarındaki elastik fibrilleri uzar , diastolde ise bu fibriller geri çekilerek kan basıncını korurlar . Böylece elastik arterler , kalp vurumları aralıklı olmasına rağmen akımın devamlılığını sağlayan yardımcı 1 pompa ollaraak vazife yaparlar . Bu damarlarda görülen katman lar;
Tunika intima: Bu katman Müsküler arterlerdekine göre daha kalındır . Aortada , total duvar kalınlığının takriben % 20’sini intima katman sıoluşturur . Lümene bakan yüzü tek sıra yassı endotel hücre dizisi ile örtülüdür . Komşu endotel hücreleri birbirleriyle zonula okludens vede bazen de gap junctionlar ile bağlanmıştır .Subendotelial katman kalındır . Burada uzunlamasına yerleşim gösteren kollajen vede elastik fibriller ile düz kas hücreleri görülür . Kas hücreleri intimada bulunan çeşitli tip intersellular maddeleri üretirler . İntimanın periferik kısmında membrana elastika interna , media katman sındaki elastik liflerle karıştığı icin ayırt edilemez .
Tunika media: Büyük damarlarda kalınlığı 500 mikrona (0 .5 mm) kadar ulaşır . Yeni doğanlarda 40 , yetişkinlerde 70 kadar
pencereli düzenlenmiş elastik membran içerir . Elastik membranlar arasında kollajen fibriller vede düz kas hücreleri de bulunur . Bu membranlar arasındaki düz kas hücreleri elastin , kollajen vede proteoglikanları üretir .
Tunika adventisya: Elastik arterlerde ince olup başkaca yönlerde seyreden kollajen vede elastik fibriller içerir . Kollajen lifler damarın sistolde aşırı dilate olmasını mani ler . Bu katman da; fibroblastlar , düz kas hücreleri , başka tip bağ dokusu hücreleri , damarlar (vaza vazorum) vede sinirler bulunur .Orta tip arterler (müsküler arterler , dağıtıcı arterler): Arteria brakialis , arteria femoralis , arteria radialis vede dalları bu grupta yer alır . Arteryal sistemdeki damarların çoğu orta tip arterdir . Bu tip amarlardaki histolojik katlar;
Tunika intima: Lümene bakan yüzünü tek sıra endotel hücre dizisi meydana gelir . Endotel altında ince 1 subendotelial katman bulunur .Media katman sına yakın dış kısımda damar enine kesitlerinde kıvrıntılı 1 yapı ollaraak membrana elastika interna bariz biçim de görülür .
 Tunika media: Bu katman nın kalınlığı düz kas hücrelerinin ait esel biçim de oluşturduğu 3-4 katman dan 40 katman ya kadar
değişmektedir . Düz kas hücreleri arasında bu hücreler tarafından sentez vede salgılanan kollajen vede elastik fibriller görülür . Tunika adventisya: Müsküler arterlerde adventisya katman sı tunika media kadar yada daha kalın meydana gelebilir . Uzunlamasına düzenlenmiş elastik fibriller vede daha az miktarda da kollajen fibriller içerir . Müsküler arterlerin duvarındaki elastik fibrillerin çoğu adventisyada bulunur . Media katman sına yakın iç kısımda sınırları bariz olmaksızın çevre bağ dokusu ile Daimi eden membrana elastika eksterna gözlenir . Adventisyada farklı ca vazomotor sinirlerden meydana gelen 1 sinir ağı vede lenfatik damarlar da yer
alır .

Küçük arterler: Çapları daha küçük vede duvarı daha ince olmakla 1 arada orta tip duvar yapısına benzer hususi likler gösterir .
Arteriol (prekapiller damar): Arterial sistemin çapı 30 ile 400 mikron arasında değişen en küçük terminal dalları arteriol ollaraak isimlendirilir . Bu tip damarlarda görülen katman lar aşağıda emare lmiştir .
Tunika intima: En küçük arteriollerde sadece endotel hücresi vede bazal membrandan bulunur . Daha büyük arteriollerde endotel hücre dizisi altında ince 1 bağ dokusu vede zorlukla belirlenebilen 1 membrana elastika interna gözlenir .
Tunika media: Bu katman , damarın büyüklüğüne göre değişen 2-6 sıra düz kas hücresinden meydana gelir . Düz kas hücreleri arteriol duvarını çepeçevre sarmadığında , bu damarlar artık metarteiol ollaraak isimlendirilir .Metarteriollerin başlangıç bölümünde düz kas hücre halkasından meydana gelen sfinkter yapısı (prekapiller sfinkter) kapillerlere girecek kan miktarını kontrol eder .
Tunika adventisya: İnce gevşek 1 bağ dokusudur . Media katman sı kadar kalın meydana gelebilir . Kollajen vede elastik
fibrillerden meydana gelir .Küçük tip arterlerin en uç kısımları vede arterioller (prekapiller damarlar) rezistans damarlar ollaraak bilinir . Bu damarlar kalpten atılan kanın periferde karşılaştığı en büyük drenç bölgesidir; periferik direncin oluşumunu vede kontrolünü sağlarlar .
ARTERİOVENÖZ ANASTOMOZLAR
Kan akımı arteriollerden venüllere kompleks 1 kapiller ağ içinden akar . Kapiller ağ ya doğrudan arteriollerden yada daha küçük metarteriollerden başlar . Kan kapiller ağ dışında arteriovenöz anastomozlarla kapiller yatağa uğramadan doğrudan arteriollerden venüllere geçiş gösterebilir . Arteriovenöz anastomozun arteriol ucu kapsadığı çook miktardaki düz kas hücresine bağlı ollaraak kalın duvarlıdır . Bu kalın düz kas katman sının kasılması anastomoz lümenini kapatır vede kan kapiller yatağa yönelir . Bu katman gevşediğinde ise kan kapiller yatağa uğramadan venüllere geçer . Arteriovenöz anastomozlar deride belirli bölgelerde
(dudaklar , burun , kulak , el vede ayak parmağı gibi) yaygın ollaraak bulunur . Bunlar ısı regulasyonunda önemli rol oynarlar .
KAPİLLERLER
Arteriol vede venüllerin arasında çook sayıda dallanmalar vede anastomozlar ile 1 ağ yapısı oluşturan damarlardır . Toplam uzunluğu 96 .000 km kadar olduğu hesaplanmıştır . Vasati çapları 5-9 mikron kadardır . Metabolik aktivitesi aşırı oluşan dokular (akciğer ,
karaciğer , böbrek , müköz membranlar , bezler , iskelet - kalp kası , beyin korteksi) kapillerden varlıklı dir . Düz kaslar , tendon , sıkı bağ dokusu vede seröz membranlar gibi yapılar ise kapillerlerden fakirdir .
Kanın akış hızı aortada vasati 320 mm/sn iken , kapillerlerde 0 .3 mm/sn'dir . Kapiller sistem ırmakların aktığı vede boşaldığı 1 göle benzetilebilir . Kapiller sistemde kan akımının yavaş vede kapiller duvarın ince oluşu , kan ile doku arasındaki değişim icin çook uygundur . Kapiller damarların duvarı içten dışa doğru; endotel , perisit vede ince 1 retiküler fibril ağından meydana gelir . Endotel hücreleri arasında fasiya okludens (devamlılık göstermeyen sıkı bağlantı) tipi bağlantılar görülmesine rağmen beyinde kapiller endotelleri arasında ise zonula okludens (devamlılık gösteren sıkı bağlantı) tipi bağlantılar bulunur . Perisitler modifiye düz kas hücreleri olup endotel hücrelerini az sayıda kuşatır . Endotel hücrelerininyapısına vede bazal laminanın varlığına bağlı ollaraak kapillerler 4 gruba farklı lır .
- Kati tisiz yada somatik kapillerler: Duvarında pencerelerin olmaması ilekarekterizedir . Bu tip kapillerler; kaslarda , bağ dokusunda , ekzokrin bezlerde vede sinir dokusunda bulunur . Bazal lamina kati tisiz ollaraak endoteli kuşatır . Komşu hücreler arasında zonula okludens tipi bağlantılar mevuttur .
- Pencereli yada visseral kapillerler: Endotel hücrelerinin sitoplazmalarında 60-80 mikron çapında ince 1 diaframla kapatılmış pencereler mevuttur . Endotel etrafında Daimi 1 bazal lamina bulunur . Bu tip kapillerler; böbrek , bağırsak vede endokrin bezler gibi kan ile doku arasında madde alış verişinin ivedilikle olduğu organlarda görülür .
- Pencereli diaframsız kapillerler: Böbrek glomeruler kapillerlerinde bulunan ,pencerelerinde diafram olmayan vede bazal laminası başkaları ne göre oldukça kalın oluşan kapillerlerdir .

-Sinuzoidal kapillerler: Çapları başka kapillerlere göre daha büyüktür (30-40 mikron) . Seyri boyunca genişlemeler vede daralmalar gösterir . Endotel hücre sitoplazmasında çook sayıda diaframsız pencere mevuttur . Daimi 1 bazal lamina yoktur . Endotel hücreleri aralıklı yerleşim gösterir . Duvarlarında perisit bulunmaz . Sinuzoidlerin en tipik örneği karaciğerde bulunur . Bunun dışında dalak , kemik iliği , adrenal korteks , adenohipofiz gibi endokrin bezlerde de gözlenir .
ARTERLERİN ELASTİK ÖZELLİKLERİ
Arterlerin media katman sı damarın elastik hususi liğinden yetkilidir . Elastik niteliğin 3 esas komponentini; elastik lameller - fibriller , kollajen lifler vede düz kaslar meydana gelir .Küçük prearteriyolar damarlardaki düz kasların tesiri esas ollaraak elastik yada kollajen lifler üzerine olur . Elastik vede kollajen , media katman sında stres altında damarın davranışını belirler . Düşük basınçta stresin çoğu elastik lamellerde meydana gelir Kasın kontraksiyonu ile stres kollajen liflere aktarılır vede damar duvarı sertleşir . Kasın gevşemesiyle stres elastik lamellere aktarılır vede damar duvarının dilate olması sağlanır .
VENLER
Kan , kapiller ağdan başlayan venüller vasıtası ğı ile önce küçük çaplı venlere dökülür . Bu venler ise daha büyük çaplı venleri oluşturduktan sonra vena cava inferior vede vena cava superioru oluşturarak kalbin sağ atriumuna dökülürler . Venler , duvarları ince olduğu icin basitce gerilir vede daha aşırı kan tutarlar . Bu yüzden kapasitans damarlar (kan yüklenim damarları , ven yatağı) ollaraak bilinirler . Bu hususi likleri intravasküler basıncı artırmasını mani ler . Kapasitans damarlardan kalbe dönen kan miktarı , ön yükü belirleyen önemli 1 etken dür .Ven duvarlarında zıtlık lı intimal kıvrımlardan meydana gelen ven kapakçıkları bulunur .
Kapakçıklar; 2 yüzü endotel ile örtülü , orta Departmanı ise elastik fibrillerden varlıklı subendotelial katman dan meydana gelir . Kapaklar hususiyetle alt ekstremitedeki venlerde çook sayıda A B bulunur . Merkezi sinir sistemi vede visseral organ venleri ile büyük venlerde kapak bulunmaz . Venlerde arterler gibi çaplarına göre 4 gruba farklı lır .
Venüller: Başlıca 3 tip venül mevuttur . Bunlar; Postkapiller venüller: Kapillerler;10-25 mikron çapındaki en küçük venüllere açılırlar . Bunların yapısı kapillerlere benzer , fakat daha çook perisit içerirler . Bu venüllerde kapillerlerdeki gibi madde alış verişi olur .
Toplayıcı venüller: Postkapiller venüller; 20-50 mikron çapında daha büyük toplayıcı venüllere açılırlar . Bu damarlarda perisitler Daimi 1 katman meydana gelir . Bunların dışında kollajen fibriller mevuttur .
Müsküler venüller: Toplayıcı venüllerin çapları arttıkça , perisitler düz kas hücreleri ile yer değiştirir .Bir 2 sıralı düz kas hücre katman sı meydana gelir vede en dış tarafda kollajen fibrillerin yoğun olduğu 1 adventisya görülmeye başlar . Bunların çapları 50-100 mikron arasında değişir .
Küçük venler: Müsküler venüllerin devamıdır . Benzer duvar yapısına sahip olmasına rağmen çapları 1 mm ye kadar ulaşır . Kas hücreleri daha bariz dir vede dışında adventisya katman sı görülür .
Orta tip venler: bu damarlarda bulunan katlar;
Tunika intima: İç tarafta endotel hücre dizisi , altında ince 1 bağ dokusu vede dışta da bariz olmayan 1 membrana elastika interna bulunur .
Tunika media: Arter tunika mediasına göre daha incedir . Aralarında elastik vede retiküler lifler bulunan 2 yada 3 katman düz
kas hücresi içerir .
Tunika adventisya: Bu venlerde damar duvarının en kalın katman sıdır . Uzunlamasına düzenlenmiş kalın kollajen demetlerden meydana gelir .
Büyük venler: Bu damarlardaki katlar ise;
Tunika intima: Endotel hücre dizisi vede altında orta tip venlere göre daha çook elastik vede kollajen lifler içerir . Membrana
elastika interna dış tarafta bulunur .
Tunika media: Çook miktarda bağ dokusu vede 1 kaç sıra düz kas hücresi yer alır .
Tunika adventisya: Geniş 1 katman dır . Kalın 1 kollajen fibril demeti , uzunlamasına düzenlenmiş düz kas hücrelerinden vede elastik fibrillerden meydana gelir . Çook sayıda vaza vazorum içerir .
ARTERLERDEKİ ÖZELLEŞMİŞ DUYU ORGANLARI
Beden taki ana arterler 3 tip hususi leşmiş duyu organına sahiptir . Bunlar karotid sinusler ,karotid cisimcikler (glomus caroticum) vede aortik cisimciklerdir . Ayrıca küçük baroreseptörler aorta vede bazı büyük damarlarda da yerleşmişlerdir . Bu yapılardaki sinir sonlanmaları; kalp atışı , solunum vede kan basıncı kontrolü icin impulsları beyne götürürler .Kan basıncı vede içeriğini gösteren 1 monitör gibi çalışırlar .
Karotid sinüs'de; kan basıncı değişmeler ini algılayan baroreseptörler bulunur . Bu yapılar; arteria carotis communis’in bifurkasyon yerine yakın , arteria carotis interna’nın duvarına yerleşmiştir . Burası nervus glossopharingeus’tan gelen aşırı sayıda sinir sonlanmasına sahiptir . Karotid sinüs’lerin yerleştiği arter duvarında , tunika adventisya daha kalın , tunika media ise daha incedir . Bu Hal kan basıncı arttığında tunika media’nın gerilmesine yol açar . Bu gerilme çook sayıdaki sinir uçları tarafından algılanır . Karotid sinüs’lerden başlayan afferent impulslar beynin vazomotor merkezi tarafından alınır vede bu uyarılar vazokontriksiyonu tetikleyerek kan basıncını uygun konuma getirir . Kan basıncı yükseldiğinde kalbi yavaşlatır vede arteriyollerde vazodilatasyon yapar . Ayrıca küçük baroreseptörler aorta vede bazı büyük damarlarda da yerleşmişlerdir .Karotid cisimcikler (glomus caroticum); arteria carotis communis’in bifurkasyon yerinde yerleşmişlerdir . Kandaki O2 , CO2 vede H+ gibi maddelerin konsantrasyonunu algılamadan yetkili sinir sonlanmaları içeren kemoresöptörlerdir . Aortik cisimcik’ler; arcus aorta’da yerleşmiş yapı vede fonksiyon bakımından karotid cisimciklere benzerler .

LENF DAMARLARI
Merkezi sinir sistemi , kıkırdak , kemik vede kemik iliği , timus , diş , tırnak , kıl , epidermis plasenta haricinde çoğu doku vede organlarda lenf kapiller ağı kan kapillerlerine paralel ollaraak görülür . Kan dolaşımı; kalp , arter vede venlerden meydana gelen kapalı 1 dolaşım sistemini meydana gelir . Lenf dolaşımı ise; dokuda kapalı kapiller uçlar ollaraak başlar daha sonra lenfatik damarlar vede kanallarla (ductus thoracicus vede ductus lymphaticus dexter) Daimi ederek , vena jugularis interna ile vena subclavia'nın birleştiği köşeye (angulus venozus'a) açılır .Lenf damarları boyunca lenf düğümleri bulunur . Lenf sıvısı , lenf düğümüne çook sayıda afferent lenfatik damarlar ile girer vede umumiyetle tek vede büyük efferent lenfatik damar ollaraak çıkar . Lenf düğümlerinde lenf sıvısı , makrofajlar tarafından yabancı partiküllerden temizlenir . Lenf; kanın likit kısmının kapiller duvarından çevre interstisyel aralığa sızmasıyla meydana gelir , diğerbir deyişle kan plazmasının 1 ultrafiltratıdır . Lenf; su , elektrolitler vede % 2-5 arasında değişen protein içerir . Lenf damar sisteminin esas fonksiyonları;
1 . Dolaşımdan kaçan likit vede plazma proteinlerini kana döndürmek ,
2 . Resirkülasyon havuzundaki lenfositleri sistemik dolaşıma döndürmek ,
3 . Lenf düğümlerinde meydana gelen immun globulinlerin kana girmesini sağlamak .
Lenfatik kapillerler: Lenfatik kapillerlerin; Daimi 1 bazal membranları vede duvarlarında perisit yoktur . Çapları kan kapillerlerine göre daha büyüktür . Çapları üniform değildir , diğerbir deyişle daralıp genişlemeler gösterir . Dokuda kör uçlar ollaraak başlarlar . Endotel hücrelerinin dış yüzüne 5-10 nm çapında bağlayıcı fibriller adı verilen fibril demetleri tutunur . Bu fibriller çevre bağ dokusundaki fibrillere tutunurlar . Bunların lenf kapillerlerinin lümeninin Aleni tutulmasını sağladığı düşünülmektedir .
Lenf damarları: Duvar yapısı venlere benzemekle beraber , komşuluk yaptığı özdeş çaptaki venden daha incedir . Küçük lenf damarlarında endotel kenarları nde retiküler , kollajen fibriller vede az sayıda düz kas hücreleri bulunur . Çapı 200 mikron'dan büyük olanların duvar yapısı birbirinden bariz ollaraak ayırt edilmeyen intima , media vede adventisya katman larından meydana gelir . Tunika intima: Endotel vede altında uzunlamasına seyreden ince 1 elastik fibril demetinden oluşmuştur .
Tunika media: Çoğunlukla sirküler seyreden 1 kaç katman lı düz kas dizisinden meydana gelir . Tunika adventisya: En kalın katman dır .
Uzunlamasına düzenlenmiş elastik vede kollajen fibrillerden meydana gelir . Lenf damarlarında zıtlık lı intimal kıvrımlar kapakları meydana gelir . Venlerdeki kapaklara göre daha sık bulunurlar . Lenf kapakları , lenf akımının tek yönlü olmasını sağlar .Eğer lenfatik damarlar önemli C°de genişlerse , valvüller kafigelmeyecek leşir vede geriye doğru lenf akımı olur . Lenfatik dolaşıma venlerde olduğu gibi dış kuvvetler yardımcı olurlar .İskelet kasının kasılması vede çevre yapıların hareketi lenf duvarına basınç yaparak lenf hareketini sağlar . Bundan dolayı , 1 ekstremite uzun zaman hareketsiz kalırsa lenf sıvısı hareketi yavaşlar .
DOLAŞIM SİSTEMİ EMBRİYOLOJİSİ
Dolaşım sistemi anjioblastik hücrelerden farklanır . Bu doku mezodermden(ekstraembriyonik mesoderm) gelişen mezenşimal hücre topluluğundan meydana gelir . Kan damarlarının gelişimine anjiogenezis denir . Dolaşım sistemi embriyoda fonksiyona başlayan ilk sistemdir . Embriyo , 3 ncü haftanın ortasına kadar çevre dokulardan diffüzyonla beslenir fakat embriyo geliştikçe bu yeterli olmaz . Embriyonun ivedilikle gelişimi , Gıda elde etme vede artık ürünlerin atılımı icin dolaşım sisteminin erken gelişmesini gerektirir . Üçüncü haftanın başında , anjiogenezis yada kan damarı formasyonu başlar . Ayrıca üçüncü haftadan itibaren primitif plasental sirkülasyon da gelişir .
Anjiogenesis vede hematogenesis: Üçüncü haftada embriyo vede ekstraembriyonik membranlardaki kan damarı vede kan oluşumu Biçim 5 vede 6 da gösterilmiştir . Anjioblast ollaraak malum mesenşimal hücreler , kan adacıkları denilen izole anjiojenik hücre kümelerini meydana gelir urlar . Hücreler arasısındaki yarıkların birleşmesiyle kan adacıkları dahilinde küçük kaviteler meydana gelir . Anjioblastlar endotelial hücreleri oluşturmak icin düzleşir . Bunlar kavitelerin etrafını çevreleyerek primitif endoteliumu meydana gelir lar . Bu endotelial kavite çizgisi kısa zaman dahilinde endotelial kanalların ağlarını oluşturmak üzere birleşir .Endotelial gelişme vede birleşme ile komşu bölgelerdeki damarlar arasında iletişim kurulur .
Primitif kan hücreleri vede plazma: Kan damarlarında olduğu gibi kan hücreleride üçüncü haftanın netiticesinde yolk sac vede allantois duvarındaki endotelial hücrelerden gelişir .
Kan oluşumu embriyonun beşinci haftasına kadar görülmez . Kan hücreleri ilk ollaraak karaciğer , dalak , kemik iliği vede lenf nodlarında olmak üzere embriyo mesenşiminin başkaca bölümlerinde gelişir . Pirimitif kan damarı endoteli kenarları ndeki mesenşimal hücreler ,damarların müsküler vede bağ dokusu elemanlarına dönüşürler .

Primitif kardiyovasküler sistem: Kalp vede büyük damarlar kardiyojenik bölgedeki mezenşimal hücrelerden gelişir . Endotel ile döşeli , uzunlamasına 1 çift kanal , endotelial kalp tüpleri ollaraak isimlendirilir . Bu yapılar üçüncü haftanın netiticesinde n önce gelişir vede pirimitif kalp tüpünü oluşturmak üzere birleşir . Üçüncü haftanın netiticesinde endotelial kalp tüpleri tek 1 tübüler kalbi oluşturmak üzere biçim lenir . Primitif kalp tüpü ile embriyo kan damarları , kordon , chorion vede yolk sac'ın birleşmesiyle primitif kardiyovasküler sistem meydana gelir . Üçüncü haftanın netiticesinde , 21 . 22 . günde kan dolaşmaya vede kalp atmaya başlar (son adet başlangıcından takriben 5 hafta sonra) . Kardiyovasküler sistem böylece ilk çalışmaya başlayan organ sistemidir . Embriyonik kalp atışları ultrasonografi ile beşinci haftadan itibaren saptanabilir .

FETAL VE YENİDOĞAN DOLAŞIMI

Fetal kardiovasküler sistem Doğu(şark) (garp) m öncesi ihtiyaçları karşılayacak 1 yapıdadır . Doğu(şark) (garp) mla 1 arada dolaşım sisteminde bazı değişmeler meydana gelir . Yenidoğanlarda iyi 1 solunum Doğu(şark) (garp) mda olağan dolaşım değişmeler i icin lüzumlu dir .
Fetal dolaşım: Oksijenlenmiş kan , plasentadan umbilikal venlerle fetus'a gelir . Vena cava inferior , umbilikal venlerle plasentadan gelen kanın hepsini kısa zamanda alır .Plasentadan gelen kanın yarısı hepatik sinuzoidlerin içinden geçer , geri kalan Departmanı ise karaciğere uğramadan ductus venozus içinden geçerek vena cava inferior'a gelir . Ductus venozus'a giren kan miktarı , umbilikal vene yakın 1 sfinkterle düzenlenir . Sfinkter gevşediğinde , duktus venozusa daha çook kan geçer . Sfinkter kasıldığında , daha çook kan portal sinuslar içinden portal vene vede oradan da hepatik sinuzoidlere geçer . Vena kava inferiordan kan , kalbin sağ atriumuna gelir . Vena cava inferiordan gelen kanın çoğu foramen ovale'den geçerek sol atriuma gelir . Burada pulmoner venlerle akciğerlerden dönen küçük 1 miktar deoksijene kan ile karışır . Sol atriumdan , kan sol ventriküle geçer vede çıkan aorta ile kalbi terkeder . Kalp , baş-boyun vede üst ekstremiteler iyi oksijenlenmiş kan alır .Sağ atriumda küçük 1 miktar vena kava inferior'dan gelen oksijenlenmiş kan vena kava superior'dan vede sinus koronarius'tan gelen deoksijene kan ile karışıp , sağ ventriküle girer . Bu kan orta düzeyde oksijenlidir vede trunkus pulmonalis ile sağ ventrikülü terkeder .Trunkus pulmonalis'deki kanın 1 kısmı akciğerlere , büyük 1 Departmanı ise duktus arteriozus içinden aortaya geçer . Fetal hayatta yüksek pulmoner drenç yüzünden pulmoner kan akımı düşüktür . Kalpten çıkan kanın sadece % 5’i akciğerlere gider vede bu kan da
akciğerlerin fonksiyonu icin yeterli değildir . İnen aortadaki kanın % 40-50’si umbilikal arterlere geçer vede tekrar oksijenlenmek icin plasentaya döner .
Fetal dolaşımla alakalı Doğu(şark) (garp) m sonrası kalıntılar: Doğu(şark) (garp) mdan sonra kardiovasküler sistemdeki değişmeler sebebi yle bazı damar vede yapılara artık lüzum yoktur . Umbilikal venin intra-abdominal kısmı ligamentum teres hepatisi meydana gelir . Umbilikal venin lümeni
genellikle tamamen kapanmaz bu yüzden ligamentum teres kontrast madde yada kemoterapötik ilaç injeksiyonu icin lüzumlu ise yetişkinlerde kanalize edilebilir . Ductus venozus ligamentum venozus'u meydana gelir . Umbilikal arterlerin intraabdominal depertmanının ,proksimali arteria vesicalis superior'u , geri kalan kısmı ise ligamentum umbilicalis medialis'i meydana gelir . Foramen ovale Doğu(şark) (garp) mda fonksiyonel ollaraak kapanır . Anatomik kapanma ise birkaç hafta içinde doku proliferasyonu vede septum primumun septum sekundum kenarına yapışması ile meydana gelir . Ductus arteriosus ligamentum arteriozum'u meydana gelir . Duktus arteriozus'un anatomik ollaraak kapanması 12 nci haftaya kadar zaman bilir .
YETİŞKİNDE ANJİOGENEZİS
Mevcut küçük damarlardan yeni damarların oluşması anlamına gelen anjiogenez , Diabet(şeker hastalığı) ik retinopati , hemanjiom , psöriazis vede artrit gibi yeni damar oluşmasıyla seyreden pek çook hastalığın yanısıra tümör büyümesi icin de önemlidir . Yeni damar oluşumu , endotel hücrelerinin mikrovasküler sahadan göç ederek çoğalması , proteolitik Enzim(enzyme) lerin belli oranlarda ortama salınması vede hücre dışı matriksin bozulması vede yeniden yapılanması gibi belirli zaman çler sonrasında ortaya çıkar . Tüm dokuların anjiogenezis niteliği bulunmakla beraber , hususiyetle endotel hücrelerinin bazı etkenler le uyarılmaları anjiogeneze sebep oluşan hadiseler dizisini başlatmaktadır . Dokulardaki anjiogenez , uyarıcı vede önleyici mekanizmalar arasındaki dengenin bozulması ile ortaya çıkmaktadır .Anjiogenez , kapiller damarlardaki endotel hücrelerinin proliferasyonuna bağlıdır .Örneğin , yara iyileşmesi sırasında ortaya çıkan anjiogenez birkaç hafta zaman rken , patolojik anjiogenez aylar yada yıllar boyunca Daimi edebilir . Dolayısıyla , antianjiogenez Tedavi(iyileştirme) sinde gaye , proliferasyon halindeki küçük damarların büyümesini önleyerek başlangıç hallerinde kalmalarını sağlamaktır .Anjiogenez , dinamik 1 hadise olup , mevcut mikrovasküler yataktan yeni kapiller vede kan damarlarının oluşması ollaraak da ifade edilebilir . Fizyolojik ollaraak anjiogenez , hassas 1 biçim de kendi kendini kontrol etmektedir . Diğer taraftan , endotel hücreleri uzun zaman canlı kalabilme hususi liğine sahip oluşan hücrelerdir . Normal erişkin damarlarının sadece 10 .000'de biri endotel hücreleri olup , herhangi 1 zamanda bölünen hücre oranı da % 0 .01'dir .Normal intestinal epitel hücrelerinin ise % 14'ünde hücre bölünmesi olmaktadır . Yani ,barsak hücreleri günlük değişime uğrarken , endotel hücreleri yıllık değişime uğramaktadırlar . Fizyolojik anjiogenezisin aksine , patolojik anjiogenezis uzun zaman li romatoid artrit olgularının sinoviumlarında da görülebilir .Romatoid artritte sinoviada kan damarlarına bitişik çook sayıda lökosit mevuttur . Yeni kan damarlarının proliferasyonu pannus gelişiminde önemli rol oynamakta olup , lökositler yeni kan damarları oluşmadan inflamasyon alanında ortaya çıkmamaktadır . Damar endoteline hücresel adezyonu , iltihabi odakta lökosit birikimi , sitokin oluşumu , pıhtılaşma , iltihabi vede immünolojik hadiseler da anjiogeneziste etkin vede önemli rol oynamaktadırlar . Anjiogeneziste önemli rol oynadıkları belirlenen vasküler endotelial büyüme etken ü (VEGF) vede epidermal büyüme etkenin ün (EGF) aterosklerotik olaylardaki tesiri ni araştıran faz I vede faz II çalışmalar ise Daimi etmektedir .
Anjiogenik mediatörler: Anjiogenik mediyatörler , stimülatörler yada proanjiogenik etkenler ile inhibitörler yada anjiostatik etkenler ollaraak 2 grup altında incelenebilir . Bu anjiogenik mediyatörlerin büyük 1 kısmını sitokinler vede büyüme etkenler i oluşturmaktadır . Anjiogenin vede IL-2 gibi sitokinler , romatoid artritli hastaların Eklem(joint) lerinde bulunmakta vede anjiogenezise vasıtası lık edebilmektedir . Koloni uyarıcı etkenler ,muhtemelen sinovial doku makrofajlarını aktive ederek sitokinleri , belki de anjiogenik etkenler in salınmasını uyarabilmektedirler . Epidermal büyüme etken ü , insülin benzeri büyüme etken ü 1 vede hepatosit büyüme etken ü bunların en önemlileridir . Hepatosit büyüme etkenin ün romatoit artritli hastaların sinovial likit kültürleri vede endotel hücrelerinde migrasyona yol açtığı gösterilmiştir .
Anjiogenezis vede kanser yani kontrolsüz hücre büyümesi : Solid tümörlerin Daimi ollaraak büyümeleri , bu tümörlerin yeni damar oluşumunu uyarma yeteneği ile ilişkilidir . Çünki , bu damarlar tümör hücrelerine oksijen vede esansiyel yapısal elementleri taşırlar . Fizyolojik durumlarda yeni damar oluşumu güçlü 1 biçim de önlenmektedir . Onkojen aktivasyonu vede tümör supresyon gen zayii ile solid tümörlerdeki olağan supresyon ortadan kalkmaktadır . Anjiogenik fenotip , anjiogenezisi düzenleyen negatif vede pozitif düzenleyiciler arasındaki dengenin değişmesi ile ortaya çıktığından , anjiogenezis sırasında tümör hücrelerinin çook miktarda anjiogenik etkenler salgıladıkları kabul edilmektedir .
Anjiogenezisin önlenmesi: Normal koşuular da anjiogenezis inhibitörleri , anjiogenezis yarıcılarından daha fazladır . Romatoid artrit gibi inflamatuvar Rahatsızlık lar , tümör büyümesi yada yara iyileşmesi durumlarında uyarıcılar baskın hale geçerler . Bundan dolayı ,
anjiogenezis inhibitörlerinin tümör yada romatoid artrit gibi fibroproliferatif Rahatsızlık ların Tedavi(iyileştirme) sinde önemli rol oynayacakları düşünülmektedir . Hayvan modellerinde anjiogenez inhibitörleriyle yapılan çalışmalarda , bu ilaçların tümör hücresindeki kapillerlerde daralma ile nekroza yol açarak tümör hücresinin büyümesini mani lediği vede metastazları azalttığı gösterilmiştir . Anjiogenezis inhibitörleri , neoplazm vede fibroproliferatif Rahatsızlık ların Tedavi(iyileştirme) sinde çook yönlü uygulanacağa benzemektedir .
 
YÜZDEN FAZLA HASTALIK İÇİN HAZIRLANAN BİTKİSEL KÜRLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN . . . . .
 
Etiketler: damar damar ,damar ,damar nedir ,damar hakkında veri ler ,damar çeşitleri ,damar vazife i ,damarın vazife leri ,damar hakkında teferruat lar ,damar açıcılar ,damar histolojisi ,damar tıkanıklığı ,damar sorunları ,damar ,damar Rahatsızlık ları ,damar yapısı ,damar sorunları ,damar Rahatsızlık ları nelerdir , damar , damar Rahatsızlık ları , damar tıkanıklığı , damar açma ,beyin damar Rahatsızlık ları , damar , damar tıkanması , damar tıkanıklığı , atar damar , kolestrol , beyin damarı , beyincik damarı ,kalp , kalp krizi , kalp kırizinin emare leri , kalp krizinin sebep leri , kalp daralması sebep olur , kalp krizi nedir , kalp ritmi bozuklukları , hipertansiyon , anjina pektoris , kalp daralması , kalp Damar , damar , aort , damar sertliği , Yüksek Tansiyon(hipertansiyon) , kalp damarlarında daralma , Düşük Tansiyon(hipotansiyon) , taşikardi , çarpıntı , kalp ameliyatı , kalp damar ameliyatı , Aleni kalp ameliyatı , kalp damar operasyonu , kalp damar daralması , kalbin vazife leri , kalp çarpıntısı , kalp kafigelmez liği , kalp daralması nedir

Damar Hastalıkları

Bu Kategorideki Diğer Yazılar



Sağlık ve Tıp Sağlık ve Tıp